Köçerlerin rüyası inşAllah gerçek olur Urfa bir toprak okyanusudur uzaktan okyanusun yüzeyi ufuk çizgisine dek nasıl dümdüz görünürse urfa toprağıda etrafını çevreleyen irili ufaklı yükseltiler okyanus dalgalarından daha büyük değildir Atlas sayı 98 mayıs 2001 Allah Resûlü’nün (sav) ilk vahiy almaya başlaması uykuda doğru rüya ( rüyâ-ı sâdıka) görmekle olmuştur. Onun bütün rüyaları gün gibi gerçek çıkardı bugünde urfa toprağı nice peygamberlere mesken olmuş mübarek bir toprak rüya ve kutsi bir şehirdir işletmemiz Tigem sınırları içinde göz kamaştıran bahar güneşinin altında koyun güden köçer sayısı ülkemizdede yoğun bir nüfusa sahiptir peki kimdir bu köçerler urfa ve ceylanpınar yazın gökten ateş yağan kavurcu bir toprak yapısına sahiptir işte bu köçerlerde kimisi işletme sınırımızda fıstık toplar ve güvenlik güçleri ile yaptıkları kavgalar hep hatırda kalır eski bir motorsikletle elde sigara eski bir motorun üzerine 5 kişi binip tarlaya ekmek peşinde koşmaları işletmemizin en canlı resimlerindendir bir eski zaman kültürüdür köçerlik ekmek peşindeki bu insanlar hikâyeleriyle göçleriyle yaşadıkları acılar ile vede o küçük çocuklarının gözlerindeki ışıltı ile bir insan portresidir ve bizim insanımızdır onlar konar göçer yaşarlardı ve hepimiz gibi vakti gelince göç ederlerdi Allah resülünün her rüyası gerçek çıkardı rüyasında bile sadık olanlar en doğru niyete sahip olduklarından o rüya gerçek olur köçerlerinde rüyası sıcak bir dam sıcak bir ağıl inşAllah gerçek olur Amin
1000Kitap
Önce kıyam sonra tevekkül gelir Her şeyin değişebileceğini sananlardanız Bekleyenlerden, Umanlardan.” Yürümek Sevgi Soysal Hiç bir şeyi değistiremeyiz Mücadele etmeden gayret göstermeden İnsanın üstünü değildir gayretsiz insan Kıyam ile cihadı emrediyor Yaradan Siz kendinizi değiştirmeden Beklemeyin insanların değişmesini Büyük cihaddan küçük cihada döndük İşte böyle diyordu o gül peygamber Bekleme kalk ve mücadeleni göster Selahattin Eyyubi filistin fatihi O Yüce söyle kudüsü nasıl fethetti Önce kıyam ve cihat sonra zafer Yerinde otur şükür ve tevekkül et Bumudur hey gafil islamiyet Büyük bir devlet kurdu atalarımız Eyyubiler Timurlular ve gökte kartallar Açılsın yeniden kurt başlı sancaklar Selahaddin Eyyubi adadı hayatını İslam sancağını göğe kaldırdı Eyyubi devletinin kurucusu Allah dostu Oturan insanın duası kabul olurmu
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Önce kıyam sonra tevekkül gelir Her şeyin değişebileceğini sananlardanız Bekleyenlerden, Umanlardan.” Yürümek Sevgi Soysal Hiç bir şeyi değistiremeyiz Mücadele etmeden gayret göstermeden İnsanın üstünü değildir gayretsiz insan Kıyam ile cihadı emrediyor Yaradan Siz kendinizi değiştirmeden Beklemeyin insanların değişmesini Büyük cihaddan küçük cihada döndük İşte böyle diyordu o gül peygamber Bekleme kalk ve mücadeleni göster Selahattin Eyyubi filistin fatihi O Yüce söyle kudüsü nasıl fethetti Önce kıyam ve cihat sonra zafer Yerinde otur şükür ve tevekkül et Bumudur hey gafil islamiyet Büyük bir devlet kurdu atalarımız Eyyubiler Timurlular ve gökte kartallar Açılsın yeniden kurt başlı sancaklar Selahaddin Eyyubi adadı hayatını İslam sancağını göğe kaldırdı Eyyubi devletinin kurucusu Allah dostu Oturan insanın duası kabul olurmu
Şiir
“Yapay Zekâ Çıktı, Kitap Öldü” Diyor Allah’ın Belaları
Şimdi ona melek ya da şeytan diye bakanların çoğu yapay zekânın yakın zamanda kat ettireceği medeniyet mesafesini anlayamıyormuş ama yakında onlar da anlayacakmış. O değil de, “Yapay zeka var, artık kitap dolaşımdan çıkacak” diyor Allah’ın cezaları. Tüfek icat olduğunda mertlik ölmüştü. O gün bugündür namertlik hükümferma ama bundan ne katillerin ne maktullerin ne müebbetlerin ne işkencecilerin ne de kürek mahkumlarının şikâyeti var. Namertlik öyle tabana yayıldı ki insan öldürme aparatı üretenler dünyanın her yerinde başa tac ediliyor. Haksızlık, hukuksuzluk yani zulüm, hemen her kumaştan her cinsten kendine dilediği elbiseyi dikiyor. Kalleşlikten, namertlikten son şikayetçi olan adam Köroğlu’ydu. Onun da üzerinden şu kadar yüzyıl geçti. Şimdi insanlar, örgütler, devletler, toplumlar göğüslerini döve döve sahip oldukları, olacakları, olmak ya da olmamak istedikleri savaş uçakları, radar sistemleri, füze ve nükleer silahlarla övünüyorlar. Cahiliye, sanayi, teknoloji, bilgi, bilişim, bilim, iletişim çağlarının üzerine ilerleme durdurulamıyor. Hâliyle insanın azgınlığına da fren bulunamıyor. İnsan ölümsüzlük arayışını sürdürürken dünyayı altüst etmeye devam ediyor. Biz daha “adamlar yapmış,” “şeytan bunun neresinde,” “tarihin terakkinin niye gerisinde kaldık” diye iki sülüs besmele, birkaç amme cüzü, üç beş divan şiiri için matbaayı geciktiren ecdadımız ile şah ve padişahlarımıza sitem ederken şu geldiğimiz yere bakın. Perdahsız kerpiç damlardan kaloriferli apartman dairesine taşınmanın ve henüz matbaada bir iki kitap tab etmenin sevincindeyken hangi akılla, ne ara, nasıl geldiysek yapay zekâ algoritmalarının hüküm sürdüğü şu saçma sapan günlere geldik. Söz bitmiş, anlam çökmüş, hikmet ölmüş, hayret uçmuş, cümle dağa kalkmış, düşüncenin cazibesi kalmamış, fikir
Makale|Yazı
Melek Mosso- Hayatım Kaymış
İnsanlar aşka küsmüş, sen onlar gibi olma Kimseler sevmiyor, sakın onlara uyma
Başıma ne gelebilir Artık beni ne üzebilir Onlar gecelerimi bilir Seni kaybettim
Müzik