Ruth'un eli yalvarırcasına masanın altından uzandı, ama Martin'in kanı tepesine sıçramıştı bir kere. Yüksek makamlarda oturanların entelektüellik kisvesi altında yaptıkları bu sahtekârlık onu çılgına çevirmişti. Yüksek Mahkeme Yargıcı! Halbuki Martin, daha birkaç yıl öncesine kadar çamurun içinden başını kaldırıp yukarıya, bu harikulade varlıklara bakarak onları Tanrı yerine koyuyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitaplar bu adamlarda yaşıyordu. Hayatta hep içkinin ve öfkenin etkisiyle parlayan adamlar görmüştü, bunlarsa düşüncenin uyarısıyla heyecana gelip ateşle, coşkuyla konuşuyorlardı. Duyduğu şeyler kuru felsefe değil, Kant gibi, Spencer gibi yarı efsanevi yarı-tanrıların kelamı, onlar tarafından yazılmış ve basılmış sözlerdi.
Geçmişte işçi sınıfına göre daha derli toplu görünen, iyi giyimli kimselerin zekânın iktidarına ve güzelliğin takdir gücüne sahip olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti. Kültürün giyimle atbaşı gittiğine, üniversite eğitimiyle derin bilginin aynı şeyler olduğuna inanarak nasıl da kendini kandırmıştı.