ONUR MURATOĞLU

ONUR MURATOĞLU
@onrmrtoglu
Sadece bilmek yetmez, bilgiyi kullanmak gerekir. Sadece istemek yetmez, harekete geçmek gerekir. #vongoethe #rezonanskanunu Hakikat vurur ve yoluna devam eder. #levhimahfuz
#doğrukapı
"Ey Musa, gerçekten Ben, güçlü ve üstün, hüküm ve hikmet sahibi olan Allahım." Güzel Kur-an'ın Karınca Suresi 9. Ayeti BEN Musa çok şanslı bir insan olmalı. Konuşmak için onu seçtiğine göre. DONA Önce, Musa'nın Rab ile konuşması konusunda herkesin düştüğü yanılgıyı düzeltelim. Musa'nın duyduğu, kendi içinden gelen kısık bir sestir. Ona "Ey Musa, gerçekten Ben, güçlü ve üstün, hüküm ve hikmet sahibi olan Allahım." diyen ses, bir içsestir. Dişses değil... Tannin sesini, sezgilerine kulak verebildiği için duyabilmiştir. Musa, o ateşi görebildiği için peygamber olmuştu. Muhammedi Hira'ya getiren sesle, Musa'yı ateşle buluşturan ses aynıydı. Şimdi durmalı ve düşünmelisin. Kimbilir sen, bugüne dek senin için tutuşturulmuş hangi ateşlerin önünden geçip gittin ve neler kaybettin... BEN Bırak bir çalı ateşini, orman yangınının önünden geçsem farketmem ben Önume meteor dusse, çukurunun etrafından dolaşır yoluma devam ederim! Yoksa sen hepimizle konuşuyorsun da biz mi farkında değiliz? DONA Tanrı herkesle konuşur küçüğüm. Sezgiler Tannının fısıltısıdır. Ancak bilge Insanlar bu gerçeğin farkındadır. Bunun nedeni sezgi cümlelerinde Tanrının senden "Ben" diye bahsetmesidir. BEN Nasıl yani? DONA Derinlerden gelen ve asla susmayan bir sezgi cümlesini ele alalım: "Ben bu ortama ait değilim." Bu ses Tanrının sesidir. Cümlenin orijinal hali ise şudur: "Sen bu ortama ait değilsin"
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
#yaşamasanatı
Sezgiler, sinemanın diliyle konuşur. Bir adam ve bir kadın odada konuşuyorlardır. Pencere açıktır. Konuşmanın bir yerinde pencereden, çok uzakta bir buharlı trenin geçmekte olduğunu görürsün. O tren oradan boş yere geçmez. Sinemadaki, tüm detaylar yönetmenin seçimidir. Yönetmen o buharlı trenle sana bir şey anlatmak istiyordur. İyi sinema izleyicisi filmi izlemez, okur. Bilge, sahnede konuşulanlarla, geri plandaki o tren arasındaki ilişkiyi kurabilen kişidir. BEN Benim yaşamımın arka planından da her gün pek çok tren geçiyor anlaşılan. DONA Yaşamın arka planında olan bitenden haberdar olarak nefes alip vermeye biz burada, “yaşama sanatı" adını veriyoruz. BEN O zaman bana sinema filmi nasıl izlenir onu anlat. DONA Ananeni hatırla... Yaşının bir sonucu olarak o, filmleri değil sahneleri izliyor. Gerçekte film, hapsolduğun sahnelerin toplamından daha uzundur. Üçüncü gözünle senaryonun nereden geldiğini ve nereye gitmekte olduğunu anlayabilirsin. Yeter ki, filmin bir senaryosu olduğunu kabul et. Pek çok Insan, filmlerin sahnelerden oluştuğunu düşünür. Oysa bir senaryo vardır. Filmin senaryosu, senin kaderindir. Sezgiler, sahneleri değil kaderi izlemek isteyenler içindir. Gözyaşlarıyla dolu bir sahnenin aslında filmin güzel sonunun hazırlayıcısı olduğunu ancak onlar görebilir. BEN Bunlar çok güzel. Yalnız daha somut şeylere ihtiyacım var. O trenin oradan neden geçtiğini nasıl anlarım? DONA Kaderinin akış yönü, etrafa işaretler bırakır. Karar veremediğin, ne yapman gerektiğini bilemediğin anlarda alnındaki gözüne yoğunlaşabilirsin. Sezgi lambanı yaktığında, alnında bir ultraviyole Işığı parlamaya başlayacaktır. Mukadderatın beyaz renkli işaretleri, ultraviyole işığı yandığında mor renk almaya başlar. İşte bu sezinlemektir. BEN Ne gibi işaretler
Alıntı
#üçüncügöz
DONA Hayata ilk bakışın üçüncü gözünle olmuştu. Büyüdükçe, herkes gibi ile gözle yetinmeyi öğrendin. BEN Nasıl bişidir bu üçüncü göz? DONA Üçüncü gözün senin gece görüş gözlüğündür. Zifiri karanlıklarda yolunu alnından çıkan o ışık aydınlatır. Alnının tam ortasına denk gelir. Kaybolduğunda iki gözünle bulamadığın yolları aydınlatmak için oradadır. Bana hangisi daha zordur; kör olmak mı üçüncü göz tembeli olmak mı diye sorarsan, cevabım her zaman ikincisi olacaktır. BEN Ucuncu gözü duymuştum aslında. Bana bir metafor gibi gelmişti. DONA Metaforlar güzeldir.En güzel metaforları, üçüncü gözü açık olan Insanlar yaratır. Üçüncü göz yaratıcılıktır. BEN Ne yapmam gerekiyor uçuncu göruşumu keskinleştirmek için? Ucuncu göz oğuşturulur mu mesala? DONA Üçüncü göz alıcıdır. Onu anlamak için bir vericinin olduğuna inanman gerekir. BEN Verici sen oluyorsun sanırım
Alıntı
#bilgelikegzersizi
DONA Tekâmülde gerileme yoktur. Bazı zamanlarda, gerilediğini eskisi gibi Tannya yakın olmadığını hissedebilirsin. Ne var ki tekâmülde gerileme yoktur. İlerlediğini zannettiğin yerde ilerlememişsindir. Tekâmül derecen, senin en zayıf halin üzerinden hesaplanır. BEN Çektiğim sıkıntılar beni yaşlandırıyor. Saçlarımda, beyaz teller tespit etmeye başladım. DONA Tanrı, Kur'an'da denizin ortasında fırtınalarla başbaşa kalmış gemi yolcularının hikayesini anlatır. Yolcuların, kurtulmak için samimi bir şekilde dua ettikleri, limana vardıklarında ise her şeyi unuttuklan vurgulanır. Birden çok kere aktarılan bu anlatımda, Tanrının Insanın bu "başı sıkışınca kendisine sığınan" yanından dert yandığı sanılır. Rab, öğrencilerinden yana asla dert yanmaz. Burada başka bir mesaj vardır. BEN Mesaj nedir? DONA O gemi Rabbin emriyle yol almaktadır. Yolcular yola, bir kader üzerine çıkmışlardır. Her şey, kontrol altında ve önceden öngörüldüğü gibi gitmektedir. Ters giden, Tanrıyı hayal kırıklığına uğratan hiçbir şey yoktur. Mesaj; Insanın sıkıntı ortamında arayışa hız verdiği ve tekamülde daha büyük mesafeler aldığıdır. Tüm bunlar, sıkıntının kodlarıdır. Sıkıntı, seni en büyük hayaline götüren bir yoldur. Sıkıntı, bilgelik egzersizidir. Ne kadar çok bildiğin, üstesinden geldiğin sıkıntı kadardır.
Alıntı
#şeytan
Şeytan'dan Allaha sığınma, zihni önkabullerden arındırma meditasyonudur. Zihinden ayrılmak, ruhu çıplak bırakmaktır. Şeytan canavar değil, aklın sırtına binen yüktür. iblis bir melek ve Tanrı tarafından şeytan olmakla görevlendirildi. Şeytan, senin karşıt görüş meleğin. Insanın tekamülünde şeytanın rolü inkâr edilemez. Şeytan, doğrunun yanlış üzerinden anlatımıdır. Kur'an, akıl yürütme üzerine kurulu bir sistematiktir. Diğer yanda ise şeytan, Islamda diğer dinlerde olduğundan çok daha baskın bir fenomendir. Bu ikisi bir elmanın iki yarısıdır. Yerleşik akıl, ona karşıt bir görüş olmazsa gelişemez. Hareket etmeyince en hızlı eriyen organ Insan beynidir. Şeytanın iş tanımı, Insandaki tanrısal aklı dinç tutmaktır. Vesvese yani şüphe süreci, aklın fitness salonuna yazılmasıdır.
Alıntı