Entelektüelizmin yaydığı kitap okumayan Insan cahil Insandır' anlayışının köklerinde kitap-bilgi, bilgi-aydınlanma denklemi yatar. Hakikat aynı görüşte değildir. Hakikate göre cehalet, okumayla değil ancak idrak perdelerinin kaldırılmasıyla giderilebilecek olgudur. Kitap bilgi demek değildir. Bilginin de doğrusu, yanlışı, iyisi, kötüsü, yararlısı ve zararlısı vardır.Bilginin önüne gelen sıfat önemlidir. BATIL bilgi karanlıkla eşittir. Bir ülkede, kişi başına düşen yıllık okunmuş kitap sayısı, farkındalık seviyesini vermez. Bu, sadece kitap piyasasının rant istatistiğini verir. Batil-bilgi, okundukça kişisel idrakı karartan bilgidir. Batıl-bilgi, zihinsel zehir adıdır. Ve hakikat, batil-bilginin yegane panzehiridir.
Küçüğüm yeni çağ, batil-bilgiler-külliyatının kendini yeniden yarattığı çağın adıdır. Bugünler öyle günlerdir ki, en batil, en zehirli, kişinin zihin çarklarını en kilitleyecek bilgi bile, kitlelere bir mucize olarak mâl edilebilir. Tarih boyunca Tanri, karanlık öğretilerle mücadele etmesi için dinleri göndermiştir. Bugünün modern dünyası, Tanrının dinlerini sistemin o kadar dışında bırakmıştır ki, Insanlık bugün karanlık öğretilere karşı hiç olmadığı kadar savunmasız haldedir. Kent medeniyeti, Insanlara güzel üniversiteler, leziz restaurantlar, kurumsal birer kariyer gibi sayısız imkân sunabiliyor. Ve ne yazık ki arkadaşlarıyla güzel cafelerde buluşmak, Insanın içindeki manevi boşluğu dolduramıyor. Tehdit olan şu ki boşluk, batil-bilgiler-külliyatı eliye doldurulmakta.