Haluk Oytun Ünlü

Haluk Oytun Ünlü
@onsilversky
“ Bu dünyada nadiren iki insan birbirini anlıyor...” Goethe
"Taş var köpek yok Taş yok köpek var Taş var köpek var Ama kralın köpek Sıkıysa at taşı.." ms. 500'lü yıllarda yazılmış Sanskritce bir şiir. çeviren: Can Yücel'dir.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Keşke Bunun İçin Sevseydim Seni
İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde gösterisi zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Eşdeğeriyle yanyana yürürken Cehennem sokağındaki birey olmak, Ve en inceldikten sonra İlkel sözcüklerle konuşmak seninle. Saat beş nalburları pencerelerden Madeni paralar gösteriyorlar, Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık, Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey. Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Sülünün yüzü bir atmosfer olayıdır. Rasgele yazarı avcıdan öğrendim: Yaban ördekleri donmasın diye, Suya nöbetleşe kanat vururlar. Ve işte şamandırasıyla Beşiktaş’ınız,
Şiir
Benden Size
Muzaffer Tayyip Uslu Yalnız ben mi inkâr ediyorum Allah’ı? Mevsimler benden kafir. Ya kuşlar ve ağaçlara Ne buyurulur? Uzun söze lüzum yok Şahidimdir Beş parasız gezindiğim sokak Bir zaman yaşadığıma Ve bir hatıra olsun diye Benden size Hiç sıkılmadan söyleyebilirim Sarışın kızlara bayıldığımı
Yalnızlık, yaşamda bir an, Hep yeniden başlayan.. Dışından anlaşılmaz. Ya da kocaman bir yalan, Kovdukça kovalayan.. Paylaşılmaz. Bir düşün'de beni sana ayıran Yalnızlık paylaşılmaz Paylaşılsa yalnızlık olmaz. Özdemir Asaf
84 yıl önce yayımlanan ilk şiirlerinden
Oaristys Ey hatırası içimde yemin kadar büyük, Ey bahçesinin hoş günlere açık kapısı Hala rüyalarıma giren ilk göz ağrısı, Çocuk alınlarda duyulan sıcak öpücük. Ey sevgi dalımda ilk çiçek açan tomurcuk, Kanımın akışını yenileştiren damar, Gül rengi ışıkları sevda dolu akşamlar İçime yeni bir fecir gibi dolan çocuk. Ey tahta perdenin üzerinden aşan hatmi Ve havaları seslerimizle dolu bahar, Koşuştuğumuz yollar, oynadığımız sular, Kağıttan teknesinde sevinç taşıyan gemi. Duyup karşı minarede okunan yatsıyı Yatağıma sıcaklığını getiren rüya, Denizlerinde onunla yaşadığım dünya Ve ey ufku beyaz cennetlere giden kıyı. Ah! Birçok şeyler hatırlatan erik ağacı Ve o ilk yolculukla başlayan hasret, zindan; Atları çıngıraklı arabanın ardından Beyaz, keten mendilimde sallanan ilk acı. (Ankara, Haziran 1936 / Varlık, 1.12.1936) Orhan Veli Kanık