Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
Yine tarih, yine eski konaklar, tozlu Smyrna sokakları, patlayan tabancalar, cesetler, bolca gizem = Dedektif Sokratis polisiyeleri. Bayılıyorum onun o çok bilmiş hallerine, burnundan kıl aldırmayışına. Sevgili @suphismyrna üstelik Türkiye’de nadir başarılan bir şey yapıyor ve Dedektif Sokratis’in onuncu macerasını biz sevenleriyle buluşturuyor. Üstelik hep aynı tatla, hiç çizgisini bozmadan, aynı zevkle okutuyor. İzmirli Rum Dedektif Sokratis Eliseos bu macerasında iki kardeşin, Sotiria ile Vangelis’in vahşi ölümlerini araştırıyor. Satiria çömlek yapıp satarak, Vangelis ise bitkilerden iksirler yaparak ve rüya analiz ederek para kazanıyorlar. Köyde yaşayan, yüzü yanık izli bir meczupla aralarında bir tartışma geçiyor ve meczup onlara eski bir tabletten gördüğü lanetleri söyleyerek evlerinden uzaklaşıyor. İşte bu lanet okumanın ardından iki kardeş öldürülmüş bulunuyor. Meczupu suçlamak kolay ama tahmin edersiniz ki @suphismyrna bu derece kolay tahmin edilebilir kurgular asla yazmıyor. Çok fazla kuşku uyandıran şüpheli insan, bu insanların hepsinin aslında imkanı ve sebepleri de var. Tabii bir de bu lanetin yazılı olduğu kil tablet. Şüpheliler arasından katili bulmak ve lanetin sırrını çözmek Dedektif Soktatis’e kalıyor. Kitaptaki tek muamma elbette bu değil. @suphismyrna her kitabında muhakkak gerçek suçun yanında faklı gizemler de sunar. Bu kitapta da o dönemin ekonomik, sosyolojik ve siyasi meseleleriyle bezediği gizemlerle okuru her daim tetikte tutuyor. Ama bu kitabın sonunda ben biraz tedirgin oldum. Sevgili @suphismyrna Dedektif Sokratis için endişelenmeli miyim? Sokratis kan donduran bu cinayetleri çözerken beni bambaşka dünyalara götürdü. Çok keyifliydi @suphismyrna @oglakkitap @haznedaroglusenay @cibakasbooks #maceraperestkitaplar #oğlakyayınları
Sokratis ve Cehennemlik Adamın LanetiSuphi Varım · Maceraperest Kitaplar · 20232 okunma
10/10
·80 syf.··
2022 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2022 17:47
Nasıl iyi geldi.. Kelimeler nasılda içime içime aktı böyle! Şiiri tekrardan yeni baştan sevme günüm olsun. En meşhur şiiri Naat'tan izler gördüğüm, bambaşka tatta lezzet bırakıcı, "Birinci Tablet" şeklinde başlıkları olan 12 şiirden oluşuyor. Durup üstünde düşündürecek derinlikte, sorgulatacak güzellikte. Târümâr oluşun şiirsel öyküsü bir bakıma. Darmadağın kalmaya izin yok: "târümâr yürekler ayağa kalkın" .. Not: Hayrına biri şu Beşinci Tablet'i seslendirsin yaa.. Onuncu Tablet veya Son Tablette olabilir. Nasıl olmazlar çokça hayret doğrusu.
Şiir
Siyah Beyaz TabletlerNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20161,531 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Teknoloji Bilincine Doğru Bir Adım
7/10
·278 syf.·
2022 13. kitabı
Salih Uyan'ın 2014 yılında yayımlanan zekice isimlendirdiği "E-beveyn Olmak" kitabı, hayatımızda vazgeçilmez konumda olan ve dikkatlice kullanıldığında faydası zararından çok, bilinçsiz kullanıldığında ise zararı faydasını yok edecek seviyede olan telefon, internet, sosyal medya, oyun gibi konular üzerinde ebeveynlere tavsiyeler içermektedir. Söz konusu kitap, teknoloji konusunda bilinçlendirme çalışması olarak da nitelendirilebilir. Yazarın samimi üslubu, kitapta yer alan anılar, çeşitli araştırmalardan örnekler ile kitap kendini daha çekici kılıyor. Kitabın neredeyse her makalesinin sonunda yer alan karikatürlerin bazılarında kaliteli espriler var. Ayrıca her bölümün sonunda "Ne Yapmalı?" başlığı altında çok önemli tavsiyelerle hap bilgiler verilmektedir. Böylece "E-beveyn Olmak", salt bir araştırmadan ziyade hem okuması eğlenceli hem bilgilendirici hem de anne babalara teknoloji konusunda rehberlik edecek bir eser olarak duruyor. Sunuş ve on iki bölümden oluşan bu eserin ilk bölümü "Z Kuşağı Çocukları" başlığını taşımaktadır. Sunuş bölümünde internet ve sosyal medyanın güzellikler içermesi yanında tehlikeler de içerdiği; hatta tehlikeyi güzelliklerin yanında/içinde içerdiğine dair çarpıcı bir metafor veya tasvir yer almaktadır. Yazar bu durumu şöyle anlatıyor: "İnternet öyle bir dünya ki iyiyle kötü yan yana duruyor. Balla zehir aynı raflarda..." (s. 12) Birinci bölümde yazar günümüz ebeveynlerinin teknolojiyle sonradan tanıştıkları için "dijital göçmen", 2000 yılından sonra dijital dünyanın içine doğan çocuklara ise "dijital yerli" ismini vermektedir. Bu isimlendirme ile bazı ebeveynlerin teknoloji ile aralarının iyi olmadığı da ortaya çıkmış oluyor. Çağdan ve çocuklarından geri kalmak istemeyen ebeveynler kendilerini teknoloji konusunda geliştirmelidir.
Eğitim
E-Beveyn OlmakSalih Uyan · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2014779 okunma
10/10
·176 syf.··
2021 3. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 12:53
kitaphaber.com.tr/gilgamis-destan... “Ölmek de doğmak gibi doğal bir şeydir; yeni olan bir bebek için, doğmak da ölmek kadar acı verir.” (Bacon, s. 23) Ölüm, kimi için “Yüce Dost”a (*) yolculuk, kimi için sevgiliye kavuşma. Bir düğün gecesi, “âsude bahar ülkesi”. (Beyatlı, s. 93) Vuslat. Kimisi için ise yok oluş, karanlığa geçiş. Bir kâbus. Nasıl ifade edersek edelim ölüm, âdemoğlunun en temel trajedisi olarak durur karşımızda. Prof. Dr. İsmail Gezgin konuk olduğu bir programda Bilgin Saydam’ın şu tanımlamasını dikkatlere verir: “Homo sapiens sapiens için ‘bildiğini bilen adam’ tanımını kullanır Bilgin Saydam Hoca.”, ve ekler, “Bu aslında homo sapiens sapiensin en büyük trajedisidir. (…) Çünkü homo sapiens sapiens ölümlü olduğu bilgisinin farkında olan, onu idrak etmiş ve onu bilince getirmiş bir insan türüdür.” (Tarihi, 2017) Bu yüzdendir ki insanoğlu ya hiç ölmeyecekmiş gibi bir yaşam çabası içine girer ya da o yaşama bir anlam bulma çabasına. Zira: “Yaşamın amacı, yaşamın anlamıdır. Amaç yoksa anlam da yoktur.” (Cündioğlu, s. 94) Din, felsefe, sanat, edebiyat ise bu anlam arayışının yansımaları değildir de nedir? “Araştırma ve düşünme ruhumuzu bir parça bizden uzaklaştırır; bir tür ölüme hazırlık ve ona benzeyiştir; ya da dünyanın tüm akıl yürütmeleri (kanıtları) ve tüm bilgelikler şu noktaya varıyor: ölümden korkmamayı bize öğretmek.” (Montaigne, s. 91) Bu arayışın ürünlerinden biri olarak karşımıza çıkar mitler: “İnsanın yaratıcı eylemlerle yaptığı sıçramaları, nesiller boyunca canlılığını koruyan, ileriye açık kazanımlar şeklinde yansıtır; insan bilincinin gelişim öyküsünü ve bu zorlu süreç içindeki korku, kaygı, umut, coşku gibi yaşantıları aynalar.(…) Yaratılış mitlerinden kahramanlık mitlerine, evrenin
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma