Onur Ceylan

Onur Ceylan
@onurceylan7
Bilgisayar Mühendisi
12 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Aciz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında milletin de atıl kalmasına ve çekingen bir hale gelmesine saik olurlar. Acz ve tereddütte o ka-dar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerini aşağılarlar. Derler ki, 'Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız şartsız, mevcudiyetimizi bir yabancıya bırakalım.' Balkan Muharebesi'nden sonra milletin, bilhassa ordunun başında bulunanlar da, başka tarzda ve fakat aynı zihniyeti takip etmişlerdir. Türkiye'yi, böyle yanlış yollarda yok oluş ve çöküş vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için keşfolunmuş bir hakikat vardır, ona tabi olacağız. O hakikat şudur: Türkiye'nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir imanla donatmak... Bütün millete taze bir maneviyet vermek...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Açıkçası, Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılı-yordu. Gerçekliğin en açık biçimde çarpıtılması böylele-rine kolayca benimsetilebiliyordu, çünkü kendilerinden istenenin iğrençliğini hiçbir zaman tam olarak kavraya-madıkları gibi, toplumsal olaylarla yeterince ilgilenme-dikleri için neler olup bittiğini de göremiyorlardı. Hiçbir şeyi kavrayamadıkları için hiçbir zaman akıllarını kaçır-mıyorlardı. Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Yine uzanıp ayak bileğini kaşıdı. Tele-ekranlar sa-bahtan akşama kadar sayıp döktükleri iç bayıltıcı istatis-tiklerle, insanların artık daha çok yiyecek, daha çok giysi, daha iyi evler, daha çok eğlence olanağı bulabildiklerini, elli yıl önceye oranla daha uzun yaşayıp daha az çalıştıkla-rını, daha yapılı, daha sağlıklı, daha güçlü, daha mutlu, daha zeki olduklarını, daha iyi eğitim gördüklerini kanıt-lamaya çabalıyordu. İşin ilginci, bu söylenenleri doğrula-manın da, çürütmenin de mümkün olmamasıydı. Örne-ğin, Parti, bugün yetişkin proleterlerin yüzde kırkının okuma yazma bildiğini ileri sürüyordu; söylenenlere ba-kılırsa, bu oran Devrim'den önce yüzde on beşi geçmiyor-du. Parti, çocuk ölümlerinin Devrim'den önce binde üç yüz iken, bu oranın artık binde yüz altmışa düştüğünü öne sürüyordu; istatistikler böyle sürüp gidiyordu işte.
Sayfa 99·Kitabı okudu

Onur Ceylan

, 1000Kitap'a katıldı.