Onur Serkan Keskin

Onur Serkan Keskin
@onurkskn
Okur- yazamaz Görür- anlatamaz Çalar - söyleyemez. Bana eski günler ve şimdiki aklım lazım... instagram.com/onurkskn?igsh=M...
Bir ilişkinin en zorlu sınavı: Geçmişe Saygı
Puan vermedi·180 syf.··
2025 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 23:27
Bir ilişkide karşılaşılan en zorlayıcı durumlardan biri, sevdiğimiz kişinin geçmişine saygı duyabilmektir. ​Julian Barnes bu kitabında, profesör olan kahramanımız Graham'ın karısını ve çocuklarını terk ederek oyuncu Ann ile evlenmesini konu edinir. Graham, yeni eşi Ann'i çok sevmektedir. Ancak bir gün, karısının rol aldığı, cinsel içerikli sahnelerin bulunduğu bir sinema filmini izlemesi, Graham'ın ilişkisi üzerinde geri dönülmez etkiler bırakır. ​Eşinin geçmişini takıntı haline getirip araştırmaya başlayan kahramanımızın içinde büyüttüğü kıskançlık, ilişkiyi ve yavaş yavaş kendi hayatını mahvetmeye başlar. Yazarımız, insanı gerçeklerin değil, kafada kurulanların yıktığını etkileyici bir şekilde kaleme alıyor. "​Bir insanın geçmişini asla değiştiremeyiz, ancak onun bizi ne kadar etkilediğini değiştirebiliriz." ​Kitapta; günümüz ilişkilerinde sıklıkla rastlanan güvensizlik, geçmiş saplantısı ve kontrol etme isteği gibi konular ustalıkla işlenmiştir. *​ Kıskançlık duygusu, kişisel yetersizlikten mi kaynaklanır? *​ Kıskançlık öğrenilen bir duygu mudur, yoksa insanın doğasında mı vardır? * ​İlişkilerde "geçmişin gölgesi" ne kadar belirleyicidir? ​gibi soruları okuyucuya sorduran bu kitabı okumaktan keyif aldım ve kesinlikle tavsiye ederim.
Benimle Tanışmadan ÖnceJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 2002258 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2025 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:05
Evli ve iki çocuk annesi bir kadın, bir gün bir adamla tanışır ve hayatı kökten değişir. Günümüzde oldukça sıradan görülebilecek bu konu, yazıldığı dönemde büyük yankı uyandırmıştır. ​Tanıştığı adamın etkisiyle kocası ve iki çocuğunu terk eden Edna, artık ne bir eştir ne de annedir. Bu aşk, toplumun dayattığı "itaatkar eş ve fedakar anne" kalıbını yerle bir etmiştir. ​Kate Chopin, bu kitabında aşkı hem bir uyanışın hem de bir yanılsamanın sembolü olarak kullanmıştır. Aşkıyla özgürleşen Edna, toplumsal normların dayatmasıyla yalnızlaşmıştır. Yazar bize özgürleşmenin bir bedeli olduğunu mu anlatmak istiyor? ​Yalnızlaşan Edna sanata yönelir. Çünkü toplum ona "ne olması gerektiğini" söylerken, sanat "kim olduğunu" bulmasına izin vermiştir. ​Sade bir dille yazılmış olan bu güzel romanı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,426 okunma
Ölmeyi kim hak eder?
Puan vermedi·224 syf.··
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 07:51
Şöyle bir örgüt düşünün: Amacı, "ölmeyi hak edenleri" ortadan kaldırarak kendi adalet anlayışını sağlamak. Ancak bu örgüt, adaleti (!) sağlama biçiminde bile bir ticaret uyguluyor. Öldürülmeyi "hak eden" kişinin sosyal ilişkilerine ve mevkisine göre bir fiyat tarifesi belirliyor. ​Jack London, "Suikast Bürosu" adlı kitabında bu adaletin ticarileşmesini ele alıyor. Bunu yaparken okuyucuya şu temel soruları sorduruyor: "Ölmeyi kim hak eder?" ve "Buna kim ve nasıl karar verir?" Yazar, bireylerin vicdanı olabileceğini, ancak kurulan sistemlerin vicdanı olmadığını çarpıcı bir şekilde hatırlatıyor. ​Kitap, hangi gerekçeyle olursa olsun merhametten yoksun eylemleri gerçekleştirenlerin, gün gelip kendilerinin merhamet dileyip dilemeyeceğini de sorgulattı. Akıcı bir dille yazılmış olan bu romanı sıkılmadan okuyabilirsiniz.
Suikast BürosuJack London · Yabancı Yayınları · 20212,762 okunma
Şarkılar...
Puan vermedi·184 syf.··
2025 40. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 13:14
Selçuk Altun'un "Annemin Öğretmediği Şarkılar" romanı, iki karmaşık hayat hikayesini ustalıkla bir araya getiriyor. Kitap, bir yanda zengin bir ailede, annesinin bitmek bilmeyen başarı, statü ve saygınlık baskısı altında büyüyen Arda Ergenekon'un kişisel özgürlük mücadelesini anlatıyor. Diğer yanda ise suç dünyasında kiralık katil olarak çalışan, ancak salt bir tetikçi olmanın ötesinde kendine özgü ahlaki pusulası ve vicdani hesaplaşmaları olan karmaşık karakter Bedirhan Öztürk'ün hikayesi yer alıyor. Romanın önemli bir teması, Bedirhan'ın sadece bir kötü karakter olarak değil, toplumun adalet sistemi, güç ilişkileri ve etik sınırları gibi kavramları bize sorgulatan bir figür olarak sunulmasıdır. Toplumsal adaletsizlik, sınıf farkları, zenginlik ve imkan eşitsizlikleri ile adalet sisteminin eksiklikleri, romanın ana damarlarını oluşturuyor. Bu bağlamda Bedirhan, sistemin dışına itilmiş biri olarak kendi adaletini yaratan, kötü olarak nitelendirilen insanları hedef alan bir karakterdir. Kitabın adı, "Annemin Öğretmediği Şarkılar", Arda'nın yaşamındaki temel çatışmayı özetler niteliktedir. Arda, annesinden saygınlık, ölçü, disiplin ve yüksek hedefler gibi "öğretileri" kusursuzca öğrenmiştir; fakat "şarkıları" yani duyguları, sevgiyi, spontane yaşamayı ve bireysel mutluluğu hiç öğrenememiştir. Annesinin sürekli yüksek bir hedef altında yaşatması ve babasının yokluğu, Arda'da derin bir duygusal yoksunluk ve kimlik karmaşası yaratmıştır. Romanın adeta üçüncü bir karakteri ise İstanbul'dur. Şehir, sadece bir mekân olmanın ötesinde, tarihi semtleri, kent dokusu, kültürel mirası ve sosyal çarpışmaları taşıyan, yaşayan bir karakter olarak okuyucuya sunulur. Yazar, İstanbul'un sokaklarını kitabın atmosferine başarıyla yedirerek, karakterlerin hikayelerini bu zengin şehir fonunda
Annemin Öğretmediği ŞarkılarSelçuk Altun · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015112 okunma
Seni Sevmiyorum
Puan vermedi·271 syf.··
2025 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 21:13
Stuart, Gillian, Oliver... ​Günümüzde sıradan gibi görünen bir aşk üçgeni hikayesini Julian Barnes, "Seni Sevmiyorum" romanında müthiş bir şekilde ele alıyor. Çok yakın iki dost olan Stuart ve Oliver'ın hayatına Gillian isimli bir kadının girmesiyle başlayan bu olay örgüsü, yazarın ustalığıyla bambaşka bir derinlik kazanıyor. ​ Julian ​Barnes, romanı çoklu anlatım tekniğiyle kaleme alarak her karakterin doğrudan biz okuyucularla dertleşmesini sağlıyor. Aynı olayı, üç farklı karakterin kendi bakış açılarıyla dinliyor ve böylece gerçeğin nasıl kolayca çarpıtılabildiğini, kişisel algılarla yeniden şekillendiğini çarpıcı bir şekilde görüyoruz. ​Akıcı ve sürükleyici bir dille yazılan bu roman, okuru bitirdikten sonra derin düşüncelere sevk ediyor ve şu gibi evrensel ilişki sorularıyla baş başa bırakıyor: - ​Aşk, zamanla tükenen bir duygu mudur, yoksa biçim değiştirerek varlığını sürdürür mü? - ​Bir insan aynı anda birden fazla kişiye karşı gerçek bir sevgi besleyebilir mi? - ​Bir ilişki sona erdiğinde, gerçekten tamamen biter mi, yoksa izleri kalmaya devam eder mi? - ​Hayatta "doğru insan" diye biri var mıdır, yoksa doğru zamanda karşılaşılan kişi mi daha belirleyicidir? ​Umarım Barnes, bu romanın ardından okurda bıraktığı tüm bu soruların cevabını devam kitabı olan "Aşk Vesaire" ile veriyordur. ​Keyifli okumalar!
Seni SevmiyorumJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 2012217 okunma
Reklam