Kalkınmada gelir dağılımındaki eşitsizliğin minimuma indirilmesi vardır, büyümenin böyle bir derdi yoktur. Kalkınmada toplumu oluşturan her bir bireyin hayatında olasılıklar yaratmak ve alternatifler sunmak vardır, büyümede ise bir kısım kişi ve grubun zenginleşmesi.
Zaten son yıllarda dünyada büyüme hedefleri daha çok eleştirilir hale geldi; hatta İzlanda, Yeni Zelanda, İskoçya gibi bazı ülkeler büyüme ekonomisi yerine kalkınmanın esas olduğu “mutluluk ekonomisine” geçtiler.
inşaat sektörüyle gurur duyan bir ülke olmamıza rağmen son elli yılda dünyaya sunacağımız bir tane anıtsal mimari eser yok. Hâlâ beş yüzyıl evvelki Mimar Sinan’dan bahsediyoruz ama son otuz-kırk yıla ait hangi mimarımızın küresel bir başarısı hakkında konuşabiliyoruz?