Önemli olan bu değil Ferdinand. Sana kolay ya da zor bir görev vermeleri değil
önemli olan, tam tersine nefret ettiğin bir görevi kabul
edecek misin, etmek zorunda mısın, etmeyecek misin?
Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en bü-
yük suça ortak olacak mısın, olmayacak mısın? Çünkü
itiraz etmeyen, karşı koymayan herkes suç ortağıdır. Ve
sen itiraz edebilirsin, bu yüzden itiraz etmek zorundasın,
karşı koymak zorundasın."
Fakat öfkelenecek hali bile kal-
mamıştı. Solgun yüzle merdivenlerden indi. Hissettiği
tek şey, artık o giden kişinin kendisi olmadığıydı. Bütün
dünyayı ayakları altına alan güç, o yabancı, acımasız
güç sonunda onu da ele geçirmişti.
"Ben istemiyorum ki ... "
"Bunu yeterince göstermiyorsun ama. Dahası sen ar-
tık hiçbir şey istemiyorsun. Senin yerine başkaları istiyor
ve sen seni istemelerine bile sesini çıkarmıyorsun, bu bir
suç. Sen nefret ettiğin bir şeye teslim oluyorsun ve bu-
nun için kendi hayatını feda ediyorsun. Hayatını feda
edeceksen neden inandığın bir şey için etmiyorsun? Ka-
nını kendi düşüncelerin için feda etmek istiyorsan - et!
Fakat neden yabancılar için feda etmek istiyorsun? Ferdinand unutma! Özgür kalmak için yeterince istekliysen
karşındakiler kim olabilir, kötü kalpli deliler yalnızca!
Sen özgür olmayı yeterince istemezsen işte o zaman seni
ele geçirirler, o zaman deli sen olursun.
Düşüncelerimizle, kanımızla içimizde oluşturduğumuz görünmez adalet dışında başka bir adalet olduğuna inanıyor
musun? Hayır, cevabını ben vereyim, hayır!