Evin büyük kızının okulda dokuduğu uyduruk halı parçası, “Victoria Dönemi halı dokumacılığının paha biçilmez bir örneği” sayılacak. Bugün yol kenarlarındaki meyhanelerde bolca bulunan kırık dökük mavili beyazlı bardaklar ağırlığınca altın karşılığında satılacak, zenginler bunları şarap kadehi olarak kullanacak; ta Japonya’dan kalkıp gelen gezginler bu eşyalara “Ramsgate’den hediye” ya da “Margate hatırası” diye para sayıp, Jedo’ya döndüklerinde bunları yok olmaktan son anda kurtulmuş İngiliz antikaları diye tanıtacaklar.

Franz Kafka’nın da vakti zamanında açıkladığı gibi: Ulaşılacak bir amaç vardır ama yol yoktur; kararsızlıklarımıza, duraksamalarımıza yol adını takarız.