Optogenetics
“Normalde sinir hücresinin de bir zarı vardı ve bu zar üzerinde diğer hücrelerle iletişim kurulmasını sağlayan çeşitli proteinler bulunmaktaydı. Bu proteinler elektriksel ya da kimyasal uyaranlara cevap vermekteydi. Ama sinir hücresinin zarında ışığa cevap verecek herhangi bir protein yoktu. İşte sinirbilimcilerin hayal gücü burada devreye girmişti. Acaba ilkel canlıların hücre zarlarında yer alan ışığa duyarlı proteinleri nöronların hücre zarına yerleştirsek ne olurdu? Sonuçta her ikisi de hücre zarıydı ve temel yapıtaşları aynıydı. Bu durumda nöronlar üzerine ışık tutulduğunda bu hücrelerin cevap vermesi kaçınılmaz olacaktı. İşte bu basit ama kıymetli soru ile başlayan yolculuğun sonunda ortaya çıkan optogenetik yöntemi sayesinde beyni ışıkla kontrol etmek artık mümkün hale gelmişti.”
Sayfa 149 - Karl Deisseroth (2010). Optogenetics: Controlling the Brain with Light.
Bilim