orangeboook

“Sana önerdiğim şeyi tekrarlamak istiyorum; yaşam tarzında köklü bir değişiklik yapmalı, daha önce hiç duymadığın ya da yapmakta kararsız kaldığın türden şeylerin tamamını yapmaya başlamalısın. Çoğu insan onları mutsuz eden koşullarda yaşıyor ve gene de bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü güvenli, rahat, rutin bir hayata koşullanmış durumdalar. Tüm bunlar huzur veriyor gibi görünse de, insanın içindeki maceracı ruh için kesin olarak çizilmiş bir gelecekten daha yıkıcı bir şey düşünemiyorum. İnsanın yaşama arzusunun özünde macera tutkusu yer alır. Yaşamın keyfi yeni deneyimlerdedir, bu yüzden sürekli değişen bir ufuktan daha büyük keyif olamaz. Her yeni gün yepyeni bir güneşin altında doğabilir. Hayattan daha fazlasını almak istiyorsan, monoton bir güvenlik hissinde ısrarı bir kenara bırakıp, sana ilk başta çılgınca gelebilecek bir hayata adım atmalısın.”
Sayfa 70·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
“Beklediğim, hayatın durgun akışı değil, hareketti. Coşku, tehlike, duygulanmak için hareket istiyordum. Durgun yaşantımızda harcanmayan enerji fazlalığı vardı içimde.”
Sayfa 22·Kitabı okudu
Edebiyat
“Başımıza talihsiz bir olay geldiğinde bu eylem her zaman olduğumuz ya da olabileceğimiz kişilerden yalnızca birisine aittir; bunu idrak ettiğimizde anında havada asılı gibi kalırız; yani demek istediğim hepimizin o eyleme dahil olmadığını fark ederiz. Ve o tek kişi üzerinden, ona tutunarak havada öyle asılı kalan hepimizin yargılanmasını büyük bir adaletsizlik olarak görürüz; hepimizin varlığı sanki o tek eylem için toplanmış gibi. Pek çok kişi, evet çok; o tek kişinin gerçekleştirdiği eylemin dışında kalan ve o eylemle hiçbir ilgisi bulunmayan pek çok kişi var içimizde. Üstelik bununla da kalmıyor; o tek kişi yani bir an o gerçekliği atfettiğimiz ve o anda da bu eylemi gerçekleştiren kişi çoğunlukla eylemin hemen ardından tamamen yok olur; bu arada o eylemin anısı da açıklaması güç ve kaygı veren bir düş gibi kalır içimizde. Olduğumuz ya da olabileceğimiz bir başkası, on tane başkası, tüm diğerleri bir bir içimizden çıkıp bunu nasıl yapabildiğimizi sorarlar bize ve biz de bunu nasıl açıklayacağımızı bilemeyiz.”
Sayfa 75·Kitabı okudu
Edebiyat
“Yapılmış olan şeyler öylece kalır : kendi hapishanesi gibi.”
Sayfa 74·Kitabı okudu
Edebiyat
“Ama belki hayvanlar, bitkiler ve tüm nesneler de kendileri için bir anlam ve bir değer taşıyorlardır; doğanın çoğu zaman tanımadığı hatta yok saydığı anlamlara ve değerlere hapsolmuş olan insanoğlu bunu anlamıyor olabilir.”
Sayfa 50·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam