5/10
·392 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 03:17
"Altı saniye. Üzülmek için çok kısa ama birini sevmek için ne kadar da uzun bir süre." - SPOILER İÇERİR - Öncelikle yazardan okuduğum ilk kitap ve dili akıcıydı. Kitabın başı geçmişten bir kesitle başlıyor ve kitap sonuna kadar geçmiş partları, Poyraz'ın yaşadıklarını okuyoruz. Yaşadıkları gerçekten çok kötü ve üzücü. Bu çocuk bugüne kadar iyi dayanmış. Gurur iğrenç herifin tekisin gerçekten. Ana karakterimiz Ekin'i çevresindeki çoğu insan sevmiyor, daha doğrusu sevmeyi denemiyor. Biraz gıcık ve fazla kindar bir karakter ve bu kız fısıldayan adam falan mı önüne geleni manipüle edip kendilerine zarar verdirtiyor, intahara falan sürüklüyor. Bir gece patronuyla tartıştığı iş yerine sabah gelen Ekin, patronunun kayıp olduğunu öğreniyor. Onu son gören kişi ve tartışma yaşadıkları için de baş şüpheli konumuna düşüyor. Burada hikayeye Murat komiser giriyor, birbirlerine sinir olsalar da Ekin ve Murat ikilisinin didişmeleri güzeldi. Bir nokta kadar olan Murat :') ben sizi shiplemiştim. Bu ikilinin çift olmaması beni üzdü. Katilin kim olduğunu çözmeye çalışırken hem Poyraz hem de babasının olduğunu düşünüp durdum, sürekli bi git gel yaşadım sonda öğrenene kadar. Poyraz ne kadar iyi olmaya çalışsa da çocukluğundan beri yaşadıkları yüzünden psikolojisi bozulup katil olmuş olsaydı hikayeye farklı bir boyut katardı. Kitapta sürekli bir yağmur göndermesi var bir yerden sonra gerçekten sıktı. Ve koskoca teşkilatta tek polis mi var, neden bu olayı sadece Murat araştırıyor, ayrıca hadi Gurur kardeşini tehdit etti de yine tek bu adamın kardeşi mi var? Güya ortada bir seri katil var ama olayların üstü sürekli kapatılıyor başka kimsenin dikkatini de çekmiyor, açıkçası saçma geldi. Bir de Yeliz olayı var, kız Ekin'e sinir olduğu için ortadan kayboluyor, güya yine ortada bir seti
Altı SaniyeFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025413 okunma
cornetto disc oreo 
Puan vermedi·324 syf.··
2025 6. kitabı
Bi cornetto yiyormuşsun gibi güzel tatlı akıcı ama sonundaki çikolata enfes bi zevk çok hızlı bitiyor bi netflix kısa serisi gibi anlatımdada bi geçmiş yılları bi şimdiki zamanı anlatması çok hoş olmuş eğlenmek ve zaman geçirmek istiyorsanız bunu size öneririmm
Tatilde Tanıştığımız İnsanlarEmily Henry · Epsilon Yayınevi · 20221,277 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Altı Saniye Dediğin Nedir ki? Çok Kısa Yav!
4/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 136. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 14:39
Merhaba arkadaşlar, bugün size okuduğum fakat aslında okumama çok da gerek yokmuş, hayatım onsuz da gayet iyi devam edermiş dediğim bir kitapla geldim. Evet yani Altı Saniye ile. Şimdi ben yazarı Fatma Şamata 'yı bir süredir merak ediyor ve bazı kitaplarını da okumak istiyordum. Gerçi benim okumak istediğim kitabı aslında Veyl - Kötülerin Şehri idi ve buna da sırf çıkardığı son roman olduğu için "Neden olmasın ki?" diyerek başlamıştım. Neyse lafı uzatmayacağım, ben bu kitabı beğenmedim. Bunun için de bir sürü sebep sayabilirim ki sayacağım da, maksat sizleri bilgilendirmek çünkü ben asla haketmeyen bir romana mükemmel muamelesi çekmem. Bunu neden söyledim derseniz kitabı okumadan önce 1K'dan incelemelerine bakma zahmetine girmiştim ve millet o kadar övmüş, 10 puanlar o kadar havada uçuşuyor ki hepsi tezgah. Yani kitap tamamen berbat olmasa bile öyle bir beğeniyi hak edecek kadar iyi bir şey değildi. Şimdi Altı Saniye güya bir polisiye kitabı tamam mı güya. Ama gelin görün ki içinde polisiyeye, gizeme ya da gerilime dair gram içerik yok. Ya da şöyle söyleyeyim ortada bir seri katil olmasına rağmen biz ne yazık ki onun adam gibi hiçbir cinayetine tanık olamıyoruz ya da hikayede bununla alakalı neredeyse hiçbir şey yaşanmıyor. Bizim okuduğumuz zaman aralığında katil tek bir kişiyi öldürüyor ki biz bunu da görmüyoruz zaten, olayı araştıran sadece tek bir polis var teşkilatın kalanı ise bu seri katili Allah'a emanet etmiş vaziyette ve bizimkiler öyle zannetse bile sonunda öğreniyoruz ki katil suçu ana karakterimize atmaya çalışacak kadar bile onu umursamıyor, yani nefret ediyor Ekin'den etmesine ama onun derdi başka. Anlayacağınız kitabı polisiye/gerilim/gizem kategorilerinde değerlendirecek olursak sınıfta kalır. Romantizm desen, o da varla yok arası sanırım bunun en büyük sebebi de Ekin.
1000Kitap
Altı SaniyeFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025413 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 94. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 00:00
Altı Saniye ~ Fatma Şamata . Öyle etkileyici ve öyle sürükleyici bir kitap okudum ki Her kitabında yazarın kalemini daha çok seviyorum. Altı saniye ise tek kitaplık inanılmaz sürükleyici ve gizemli bir kurguydu. Kötü geçmişi olan biri kötü olmak zorunda mıydı? Yoksa bir seçim hakkı var olabilir miydi? Bu soruların cevabıydı Altı Saniye. Kitap boyunca fikirlerim değişti durdu. Bir yanda geçmişini ve travmalarını okuduğum Poyraz’ı sevip güvenmek istedim, diğer yanda ise kimseye güvenemeyeceğimi düşünüp şüpheye düştüm. Ekin yıllar önce yaşadığı şehre okulu için döndüğünde hiç iyi şeyler yaşamayacaktı. Hep sivri biri olarak anılıyordu ve insanlarla iyi anlaşamıyordu. İş arkadaşlarından oda arkadaşlarına kadar sorun yaşıyordu ama sırf birileriyle anlaşamıyor diye kötü olan o olacak değildi. Bir mağazada çalışırken telefon kulübesinde onu izleyen bir adamı fark etmesiyle yavaş yavaş sarsıntılar başlamıştı. Mor bir kolye, kolyenin ardından meydana gelen cinayetler ve karşımıza çıkan komiser Murat ile bir cinayet zanlısı şüphelisi olarak meydandaydı. Ya da kurban mı? Her şey bir gece yağmur yağarken sığındığı kafede tanıştığı Poyraz ile tanışmasıyla mı başlamıştı? Yoksa Poyraz’la tanışmaları geçmişe mi dayanıyordu? Soluksuz okudum! Poyraz’ın hayatının zorluğu ve geçmişi beni darmadağın etti. Geçmişini okuduğum her saniyede o küçük çocuğa sarılmak istedim. Pişmanlıkları, korkuları ve acısıyla çok farklı bir karakterdi. Ekin ile yıllar sonra buluşması ve meydana gelen olaylar çok ama çok inanılmazdı. İlk karşılaşmaları ve esprili buluşmaları bir an gençlik kitabına sürüklerken bir an gerilimin içine düştük. Tüm bunlar öyle ahenkliydi ki bayıldım! Sadece konuşarak birini öldürmek tabiri tam Ekin’e göreydi mesela. Onlar ve yağmur ile kurdukları bağ, kalbimi yerinden söken minik
Altı SaniyeFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025413 okunma
10/10
·392 syf.··
2025 7. kitabı
Altı Saniye - Fatma Şamata 10/10 #kitapyorumu İlk okuduğum polisiye-gerilimdi, Altı Saniye. Ama bana ciddi anlamda çok tuhaf hisler yaşattı. Öncelikle Fatma Şamata deeeehhhhşeeet iyi yazıyor. Yani o ters köşe olmaya ters köşeler, ters köşeler, tetikleyebilecek unsurlar. Hepsini dehşet iyi yazmış. Ve gerçekten bayıldım. Özellikle son sayfalarda delirdim. Ağladım, güldüm, ağladım, kahkaha attım, ağladım ve mutlu bir şekilde kitabı bitirdim. Katili tahmin eder gibi ama bir yandan de edememiş gibi bir durumdayım. Çok değişik teorilerim vardı. Tuttu gibi ama bağlantılı bir teoriydi ve biri tutmadı biri tuttu ama tam da tutmuş sayılmıyor bu yüzden. Ne olacağını asla kestiremediğim ve geçmiş-günümüz sahneleriyle mükemmel kurgulanmış bir kitaptı. Kitapta aşırı gerildim ayrıca. Cidden her an biri boğazlanabilir boynuna bıçak dayanabilir gibi hissediyordum. Adrenalin tavan okudum. Birde bir yerde çok güvendiğim biri için katil dendi ve asla kabul edemedim aslında kitap boyunca da onun katil olduğu düşünülüyordu aslında ters köşe yoktu bu açıdan ama ben asla ve asla katil olmasına ihtimal vermediğim için ters köşe oldum. Sonra bir daha ters köşe oldum orası ayrı konu. Oreo… üzümlü kekim. Oreo’nun olayını okurken 2 köpek sahibi olarak kahroldum. Hiç mi vicdan yok ya! Peki ya siz, Altı saniyede ne yapabilirsiniz?
Altı SaniyeFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025413 okunma
Bazı kuşlar kanatsız da uçarlar
10/10
·280 syf.·
2024 160. kitabı
ABD‘de yaşadığım dönemde anlayamadığım bir şey vardı ;siyahiler arabalarının arkasına “Nobama“diye yazarlar ve başkan Obama’yı da Oreo bisküvilerine benzetirlerdi. “Yani dışı siyah ama içi beyaz ,hâliyle tamamen siyah biri değil o “dediklerinde ben bunu tam olarak anlayamazdım .Aslında söylemek istedikleri şuydu ;kendileri ve ailelerinin çektikleri acıları çekmeyenler ,aynı yollardan yürümeyenler ,aynı ırkçı saldırılara maruz kalmayanlar, beyazların okullarında okuyanlar , yüzyıllar boyunca kölelik plantasyonlarında toplama kampı hayatı yaşamayanlar, havada ortak bir kaderin paylaşıldığı hissi yoksa ve Washington’ın bürokratik rüzgarına kendini kaptıranlar gerçek siyah olamazlar. Onlar bizden değiller mantığıyla yaklaşırlardı. Maya Angelou’nun Başkan Obama’nın elinden aldığı özgürlük madalyası törenini- ki Amerika’da sivillere verilen en yüksek devlet nişanıdır-CNN International ‘da canlı yayında izlemiştim. Bunun tabi ki sembolik bir anlamı vardı ve çok önemliydi -ki kendisi 25 cent'lerin üzerinde ,doğan güneş ve uçan bir kuş figürünün önünde kollarını açmış olarak resmedildi. Paralara resmi basılmış ilk siyahi kadındı Maya Angelou .Onun henüz Türkçeye çevrilmemiş kitaplarında da okuduğum kadarıyla ,kendisinin özellikle gençlere vermek istediği mesaj şu ;ot çekerek ,cool davranışlar sergileyerek isyankar tavırlarla sisteme kafa tuttuğunu sanarak geçmişinizin intikamını beyazlardan alamazsınız ya da bir intikam almak zorunda da değilsiniz . Siz geçmişinizi kabullenerek ve geçmişinizi unutmadan kendi varoluşsal öykünüze sahip çıkarak kendi değerlerinizle birlikte topluma örnek olarak zaten yapılması gerekeni yapmış oluyorsunuz . Kendisi de sivil haklar aktivisti olarak gerek Birleşmiş Milletler‘de gerekse Martin Luther King ve Malcolm X ile birlikte yaptığı
Otobiyografi
Kafesteki Kuş Neden Şakır, BilirimMaya Angelou · Everest Yayınları · 2021359 okunma