Türüne Göre Film Önerileri.
Türlerine göre izlediklerimden en iyi bulduklarımı sıraladım: Polisiye-Suç: Enola Holmes serisi (1, 2 ve 3) Shatter İsland Witness for the Prosecution Murder on the Orient Express Sherlock Holmes Fantastik: Damsel Harry Potter serisi Fantastic Beasts and Where to Find Them How To Train Your Dragon Yürüyen Şato Dune Doctor Strange Pan'ın Labirenti Gerilim: The Village Exam Run Shatter İsland Others Fall Dünya Savaşı Z Sığnak (2023) Bilim Kurgu:
Pera Palas Oteli
“Sağımızda, 1893-95 yıllarında Fransız Mimar Alexander Vallaury tarafından yapılan ünlü Pera Palas Otel’i görüyoruz. Otel, Paris-İstanbul seferini 1888 yılında gerçekleştiren ünlü Şark Ekspresi (Orient Express) ile gelen gezmenlerin lüks otel ihtiyaçlarına cevap vermek için yapıldı. İşgal sırasında 1918-1922 yıllarında otele müttefik kuvvetler tarafından el konuldu. İngiliz General Hamilton burayı karargâhı yapmıştı. Ünlü yazar Agatha Christie de geldiğinde 411 no’lu odada kalıyordu ve meşhur kitabı ‘Doğu Ekspresinde Cinayet’i bu otelde yazmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’a geldiğinde Kral Dairesi olan 101 numaralı odada kalmıştı; şimdi burası müze yapılarak koruma altına alınmıştır.” ( Galata, Pera, Beyoğlu: Bir Biyografi kitabından alıntı, s. 157)
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BEDENSEL ve ZİHİNSEL UYUŞTURUCULARIN HAK-BATIL MÜCADELESİNDEKİ YERİ 01- Tarih elbette insanın tarihidir; ancak uyuşturucu/ilaç karteli, insanın "düşünen bir canlı" olma vasfını biyokimyasal yöntemlerle elinden almaya çalışmaktadır. 02- "Hak ile Batıl" mücadelesinde batılın en büyük stratejisi, insanın akıl ve irade mekanizmasını uyuşturarak onu "düşünemez" hale getirmektir. 03- Haşhaş burada bir "ekonomik üretim aracı" değil, batılın insan ruhunu esir almak için kullandığı bir "zihin prangasıdır." 04- Tarihi materyalizm üretimi kutsar; biz ise batılın üretimi nasıl bir "imha silahına" dönüştürdüğünü ifşa ediyoruz. 05- İnsan inandığı gibi yaşar; fakat uyuşturucu/ilaç karteli, insanın yaşam kalitesini ve biyolojik dengesini bozarak onun "inanma ve cihad" azmini kırmayı hedefler. 06- 1909 darbesi sadece bir koltuk değişimi değil, bir "fikrin" (İstiklal ve Hilafet) biyolojik bir saldırıyla (narko-terör) boğulmasıdır. 07- Sultan Abdülhamid'in mücadelesi sadece toprak değil, ümmetin "zihin berraklığını" koruma mücadelesiydi. 08- Uyuşturucu/ilaç karteli, insanın düşünceleriyle arasına kimyasal perdeler çekerek "batılı hak, hakkı batıl" görmesini sağlar. 09- Haşhaş, uyuşturucu/ilaç kartelinin elinde bir maddedir; ancak bizim elimizde batılın oyununu bozan bir "stratejik veri"dir. 10- Tarih düşüncelerin tarihidir; uyuşturucu/ilaç karteli ise düşünceyi üreten "organı" (beyni) hedef alan dünya suikast şebekesidir. 11- "Her şeyi afyona/bağımlılığa bağlamak" materyalizm değil, düşmanın en büyük "mayın tarlasını" tespit etmektir. 12- Batıl, insanı "beden makinesi"ne indirgerken; biz insanın ruhunu bu narko-kuşatmadan kurtarmaya çalışıyoruz. 13- İslam tıbbı insanı ruh-beden bütünlüğüyle korurken; uyuşturucu/ilaç karteli insanı "kronik bağımlı bir tüketici"ye dönüştürerek
Araştırma-İnceleme Tarih
BEDENSEL ve ZİHİNSEL UYUŞTURUCULARIN HAK-BATIL MÜCADELESİNDEKİ YERİ 01- Tarih elbette insanın tarihidir; ancak uyuşturucu/ilaç karteli, insanın "düşünen bir canlı" olma vasfını biyokimyasal yöntemlerle elinden almaya çalışmaktadır. 02- "Hak ile Batıl" mücadelesinde batılın en büyük stratejisi, insanın akıl ve irade mekanizmasını uyuşturarak onu "düşünemez" hale getirmektir. 03- Haşhaş burada bir "ekonomik üretim aracı" değil, batılın insan ruhunu esir almak için kullandığı bir "zihin prangasıdır." 04- Tarihi materyalizm üretimi kutsar; biz ise batılın üretimi nasıl bir "imha silahına" dönüştürdüğünü ifşa ediyoruz. 05- İnsan inandığı gibi yaşar; fakat uyuşturucu/ilaç karteli, insanın yaşam kalitesini ve biyolojik dengesini bozarak onun "inanma ve cihad" azmini kırmayı hedefler. 06- 1909 darbesi sadece bir koltuk değişimi değil, bir "fikrin" (İstiklal ve Hilafet) biyolojik bir saldırıyla (narko-terör) boğulmasıdır. 07- Sultan Abdülhamid'in mücadelesi sadece toprak değil, ümmetin "zihin berraklığını" koruma mücadelesiydi. 08- Uyuşturucu/ilaç karteli, insanın düşünceleriyle arasına kimyasal perdeler çekerek "batılı hak, hakkı batıl" görmesini sağlar. 09- Haşhaş, uyuşturucu/ilaç kartelinin elinde bir maddedir; ancak bizim elimizde batılın oyununu bozan bir "stratejik veri"dir. 10- Tarih düşüncelerin tarihidir; uyuşturucu/ilaç karteli ise düşünceyi üreten "organı" (beyni) hedef alan dünya suikast şebekesidir. 11- "Her şeyi afyona/bağımlılığa bağlamak" materyalizm değil, düşmanın en büyük "mayın tarlasını" tespit etmektir. 12- Batıl, insanı "beden makinesi"ne indirgerken; biz insanın ruhunu bu narko-kuşatmadan kurtarmaya çalışıyoruz. 13- İslam tıbbı insanı ruh-beden bütünlüğüyle korurken; uyuşturucu/ilaç karteli insanı "kronik bağımlı bir tüketici"ye dönüştürerek
Araştırma-İnceleme Tarih
Giovanni Scognamillo: Beyoğlu'nun bir başka kalbi idi
Agatha Christie stayed here during one of her visits to Istanbul, and it appears in Murder on the Orient Express (Hercule Poirot stays at the Tokatlıyan before boarding the train). Galata, Pera, Beyoğlu: A Biography s.217 Agatha Christie, İstanbul ziyaretlerinden birinde burada konaklamıştır ve otel, Doğu Ekspresinde Cinayet romanında da yer almaktadır (Hercule Poirot, trene binmeden önce Tokatlıyan Oteli'nde kalır).
Alıntı
Pera Palace oteli ve 101 nolu oda?
İt was built in response to the need for a luxurious hotel to serve travelers arriving aboard the famed Orient Express, which made its first through run from Paris to Istanbul in 1888. Ataturk stayed at the Royal Suite, Room 101, when he came to Istanbul, and the suite is now preserved as a museum." Galata, Pera, Beyoğlu: A Biography s.154 "Bu otel, 1888'de Paris'ten İstanbul'a ilk seferini yapan ünlü Orient Express ile gelen yolculara hizmet verecek lüks bir otel ihtiyacına cevap olarak inşa edilmiştir. Atatürk, İstanbul'a geldiğinde 101 numaralı Kraliyet Süiti'nde kalmıştır ve süit şu anda müze olarak korunmaktadır."
Alıntı