orkun gürbüz

orkun gürbüz
@orkuncihan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaygılı insanlara meşgaleler bulun. Kaygısını başka bir mecraya yönlendirmeyi başarırsanız siz de rahatlarsınız. Özellikle sosyal sorumluluk projelerine katılıp, gerçekten de kaygılanılması gereken insanlar için kaygılanmaya başladıklarında onlar daha mutlu olacaklardır, zira kaygı için bulunan sebep, kaygıya küçük geldiğinde huzursuzluk kaçınılmazdır ve sosyal ugraşlsr kaygılar için yeterince büyüktür.
Beyzâ! isimli okura yanıt verildi
orkun gürbüz
Aslında geleneği "küçümseme" tarihselcilerin çok defa başvurduğu bir önerme. Zamanın değişmesi aslından egemen ideolojinin el değiştirmesinden başka bir şey değil. Marx'ın tanımıyla toplum egemen sınıfın kültürünü mutlaklaştırır. Gelenek kendini kapatarak koruma yoluna gidiyorsa, tarihselcilikte modernizm içinde bütün fikriyatını eritiyor. İnsanın bütün her şeyden sorumlu olamayacağı konusunda sizle hemfikirim. Fakat geleneksel insan zaten haddini bilirdi. Konumunun, kudretinin sınırının farkındaydı. Aydınlanmayla birlikte "Tanrıyı Öldüren" modern dünya, insana her şeyi başarabilirsin ilahi gücünü aşılayarak her insanı Tanrı ilan etti. Tanrı sanısına kapılan modern insan da her şeyi başarabileceğini umdu. Evet bütün sorunları üstlenmeye kalktı ve yükü kaldıramadı. Ona söylenen kimlikle gerçek kimlik çatışma yaşadı. Bu çatışmanın sonucu psikoloji bilimi doğdu. Psikoloji aydınlanmayla birlikte ortaya çıkan bir süreçtir. İsmet Özelin dediği gibi " Duaların yerini hayaller aldığından beri zarardayız."
Kaygılı insanlara meşgaleler bulun. Kaygısını başka bir mecraya yönlendirmeyi başarırsanız siz de rahatlarsınız. Özellikle sosyal sorumluluk projelerine katılıp, gerçekten de kaygılanılması gereken insanlar için kaygılanmaya başladıklarında onlar daha mutlu olacaklardır, zira kaygı için bulunan sebep, kaygıya küçük geldiğinde huzursuzluk kaçınılmazdır ve sosyal ugraşlsr kaygılar için yeterince büyüktür.
Beyzâ! isimli okura yanıt verildi
orkun gürbüz
Yorumlarınız için teşekkürler. Bir insanda kaygı mutlaka olmalı. Kaygı senin hayatla rabıtanı sağlar. Burada kastedilen bir ölçünün üstündeki kaygı. Mecellede " Haddi azamisine varan, zıddına inkilap eder" diye bir hüküm var. İnsan pek tabi ilk önce kendisini memnun etmeli fakat kaygı bozukluğu zaten insanın kendisiyle fazla ilgilenmesinden kaynaklanıyor. Başkasıyla ilgilenmek dünyada başka pencereler açmak demektir. Dünyayı başka açıdan görebiliyoruz bu şekilde. Bizim şikayet ederek kaygılandığımız şey bir başkası için lütuf olabilir. Bu yüzden vakıf faaliyetlerinin içine girerek kendi gerçekliğimizle tanışırız. Eskiler "Allah dert nasip etsin" derlermiş. İnsan bir dert sahibi değilse, kendine suni bir dert edinebiliyor. Suni olan herşey bizi gerçeklikten uzaklaştırıyor. Gerçeğine ulaşamadığın ne varsa hayalinde yaşattığın o gerçeklik bir süre sonra ızdırap vermeye başlıyor.