En basit, en sade, en tabit hareketlerim onlara, bir sirk ortasında, bir soytarının takla atışları, sıçrayışları, yuvarlanışları kadar tuhaf geliyor.
Mehmet Ali'ye soruyordum:
Niçin her şeyim senin hemşerilerinin bu kadar tuhafı na gidiyor?
Mehmet Ali önce inkâr etmek istiyordu; sonra kendini tutamıyor; baklaları, birer nasihat halinde, ağzından çıkarıyordu:
- Beyim her gün traş olmayıver.
- Beyim, bu dağın başında sabah akşam dişlerini fırçalamak neyine gerek.
- Beyim, bizde saçlarını kadınlar tarar.
- Beyim, geceleri, sabahlara dek mırıl mırıl ne okuyup duruyorsun?
Seni büyü yapar sanırlar.