Ömer Yılmaz ÖZCAN

Ömer Yılmaz ÖZCAN
Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.
Ah insanoğlu vahhh insanoğlu.
"İmparator nerede?" sorusunu sordu. Çekin, "Bizim imparatorumuz yok. Bizim imparatoriçemiz var" cevabını verdi. Onu kenara iten Miroviç hücreye adım atti. Ivan'ın bedeni yerde bir kan gölünün içinde yatmaktaydı. İki subay Panin'in emrine uymuşlar ve görevlerini yerine getirmişlerdi; ateş seslerini duyduklarında uyuyan mahkûmu yatağından çekip kılıçlarıyla sekiz darbe indirmişlerdi. Hiç görmediği bir adam onu Rus tahtına geçirmeyi istediği için İvan yarı uykulu halinde ölmüştü.
Sayfa 364 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Yanılsama
Deniz, renk renk pulları olan kocaman bir balıktır, ayışığında. Ben her gece düşlerimde onu yeniden avlarım; tutkun, sevdalı bakışlarımın ağlarıyla.
Sayfa 193 - kırmızı kedi yayınları·Kitabı okudu
Ey bu dünyanın ağıtsız gömülen ölüleri! Yaşadınız ve öldünüz - Bu kadar hepsi...
Sayfa 179 - kırmızı kedi yayınları·Kitabı okudu
Hep...
Akdeniz yoksulları Dolu vurdu en güzel çağlardaki üzümlerimize. Sel aldı götürdü tarlalarımızı, ekinlerimizi. Kirli bir deniz bıraktılar bize. Ölüsün, dediler mezara koymadılar; dirisin, dediler hesaba vurmadılar bizi. Yıldızlara bakıp bakıp ağladık. Bir gökyüzü kaldı bize. Duaları ve ağıtları ektik de ona; bir ürün kaldıramadık.
Sayfa 171 - kırmızı kedi yayınları·Kitabı okudu
Ne oldum dememeli ne olacağım demeli.
Eski imparator bir merdivenden küçük bir odaya çıkartıldı ve burada kılıcı ile Aziz Andreas nişanının mavi kordonunu teslim etti. Uzun siyah çizmeleri ile Preobrajenski Muhafızları üniforması da alınınca, titreyen zavallı bedeni üstünde sadece gömleği ve çoraplarıyla kalakaldı. Biraz sonra giymesi için eskimiş bir sabahlık ile bir çift terlik getirildi.
Sayfa 301 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Reklam