Değer verilmesi gereken şey ne bitkiler gibi terlemek, ne sığırlar ve vahşi hayvanlar gibi nefes almak, ne izlenimler vasıtasıyla etki altında kalmak, ne ipe bağlı kuklalar gibi
çekiştirilmek, ne sürü halinde yaşamak, ne de besin ihtiyacıdır; bu sonuncunun, besin artıklarını boşaltmadan bir üstünlüğü de yoktur.
Öyleyse değer verilmesi gereken nedir? Alkışlar mı? Hayır. Kalabalığın alkışları dil şaklatmaktan farksızdır. Bu durumda, acınası ün olgusunu da değer verilecek bir şey olarak görmüyorsun. Peki değer verilecek ne kaldı geriye? Bence insanın kendine has yapısına, amacına uygun hareket etmek ve etmemek. Bütün işlerin ve sanatların hedefi de budur: Üretilen şey, üretildiği amaca uygun olmalıdır. Bir bağcının, seyisin veya köpek yetiştiricisinin hedefi gibi.