Ne romantik bir öyküydü bu! Sahnede pek çok kez ölme taklidi yapmıştı. Derken ölüm ona şöyle bir dokunmuş ve yanına alıp götürüvermişti. O korkunç sahneyi nasıl oynamıştı acaba?
“ Güzelliğime ilk başta karşı koydun. Davranışlarıma gelince ... sana karşı tavrım hep nezaketsizlik sınırındaydı ve seninle hiç canını acıtmak istediğim dışında konuştuğum olmadı. Şimdi dürüst olalım beni küstahlığım için mi sevdin?”
“Ruhunun canlılığı için sevdim. “
Saksılarda halatek tük karanfil bulunursa da
ovada güz nadasları yapıldı çoktan,
tohum saçılıyor.
Ve zeytin devşirilmekte.
Bir yandan kışa girilmekte,
bir yandan bahar fidelerine yer açılıyor.
Bense hasretinle dolu
ve büyük yolculukların sabırsızlığıyla yüklü
yatıyorum demirli bir şilep gibi Bursada...