Bu kitap bugüne kadar okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor, hissettirdiklerini nasıl anlatabilirim bilmiyorum
Bu kitap bir masal, bir rüya, bir biyografi, bir kurmaca ve bazen de bir ders kitabı
Roman yazıyor kapağında ama bence bu kitap bir romandan fazlası başka bir tür.
12 yaşında bir çocuğun patolojik empati veya obsesif empatik-somatik sendromdan mustarip olması sonucu hikayemiz başlıyor ama ne başlamak
Bu hastalık ne hikmetse büyüdükçe geçiyor ve kahramanınız başka canlı bedenlere girme ve anılarda dolaşma kabiliyetini tamamen yitiriyor.
Çocukken yaşadığı bu deneyimlerin birinde kitap boyunca hiç kopmayacağımız
Minotor - Yunan mitolojisinde boğa başlı doğan çocuk-ile tanışıyor.
Minotor’dan, uğradığı haksızlıktan ve onun kapatıldığı labirentten o kadar etkileniyor ki hayatı boyunca kendi labirentinin çıkışını arıyor.
Nasıl bir hayal gücü nasıl bir yetenek her sayfasından ayrı zevk alarak okudum
Ama baştan söyliyeyim okuması kolay bir kitap değil: zaman atlamalarını, kafa karışıklıklarını, sevmiyorsanız bu kitaptan keyif almazsınız.
Yazar sizi kendi hayal gücü ile birlikte bir labirentin içine sokuyor ve okurken kendi yolunuzu bulmanızı istiyor
“Labirentin en bunaltıcı tarafı insanın sürekli seçim halinde olmasıdır. Kafa karıştırıcı olan, çıkışın olmaması değil çıkış bolluğudur”
Hepimizin kendi çıkışını bulması dileğiyle
#georgigospodinov #hüzünfiziği #roman #minotor #2026okuduklarimsedus *bulgaredebiyatı @gaustin4