“ Bir takım şeyleri anlamanız için ölmemiz mi gerek? Çünkü kadın kendisinin de bu adamın yüreğine ve duygularına kök salmış olduğunu seziyor şimdi; sık sık inandığının aksine hiçbir zaman yapayalnız değilmiş sık sık düşündüğünün aksine bu adamın onu tamamen unutmuş olması mümkün değilmiş.
Ah tanrım sevgili Tanrım! Öğrenmek için ölmek şart mı?”
Kitap çarpıcı bir açılışla başlıyor.
Kısa bir süre önce ölmüş, üzerinde ince beyaz bir elbiseyle elleri göğsünde haçla birleştirilmiş yatağında yatan Ana Maria.
Onun başında nöbet tutmaya gelenlerle yüzleşerek, söyleyemediklerini söyleyerek ve sustuklarını haykırarak film şeridi gibi hayat hikayesini anlatmaya başlıyor bize.
Kimler gelmiyor ki onu o odada ziyarete; kavuşamadığı ilk aşkı, kardeşleri, çocukları, annesi yerine geçen analığı, babası, aşığı, kocası…
Yer yer bilinç akışı ile yer yer monologlarla ve yer yer de diyaloglarla yazılmış şiirsel bir anlatıyla su gibi akan bir metin, bayıldım
Müthiş bir yazarla tanışmanın da mutluluğunu yaşıyorum, umarım @dedaluskitap başka kitaplarını da en kısa zamanda bizimle buluşturur.
#marialuisabombal #kefenlikadın #latinedebiyatı #roman #2026okuduklarimsedus