“Hayatın kendi başına bir anlamı yoktur. Hayat bir anlam oluşturma fırsatıdır. Anlamın keşfedilmesi değil, oluşturulması gerekir. Anlamı, ancak onu oluşturursan bulursun. Orada bir çalının arasında durmuyor. Yani sağına soluna bakınca, biraz arayınca bulamazsın. O bulunacak bir kaya gibi durmuyor. O, oluşturulacak bir şiir, söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. O senin kendinle münasebetine hastır.”
“İşin içinde farkındalık varsa düşmek imkânsızdır; o zaman aşka düşmez, aşkta yükselirsin. Ve aşkta yükselmek, aşka düşmekten tamamen farklı bir olgudur..”
“Geçmiş bitirilmediyse, geçmişi taşımak zorunda kalacaksın. Çünkü zihin, her şeyi tamamlama eğilimindedir. Bitirilmemiş olan, taşınmaya devam eder.
Bir şey gün boyunca tamamlanmadıysa, gece rüyana girer. Çünkü zihin, yarım kalanları tamamlamak ister. Bittiği an, onun ağırlığından kurtulur. Bitirilmediği sürece ise tekrar tekrar ona dönmeye mahkûmdur..”
‘Tamamen yalnız kalmak anlamına gelse bile farkındalık halini hiçbir şey için feda etmezsin. Yalnız kalmayı, ama bilinçli olarak farkında olmayı tercih edersin. İşte bu farkındalık halinde gerçek dönüşüm gerçekleşmeye başlar.’