Osman Bedir

Osman Bedir
@osmanbedir
Yüksel Türk
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kimseden davamız için bir şey beklemiyoruz arkadaşlar! Neden bekleyelim? Bizim yanımızda yer aldıklarını söyleyenler, öldürülen arkadaşımız gibi, çok fakir bir aileden mi geliyorlar da onların bizimle birlikte hareket edeceklerini düşünelim. Bizden yana görünenler de aslında bizim karşı olduğumuz bir düzenin parçalarıdır. Öldürülen arkadaşımızın acısını ancak onun gibi her an öldürülme tehlikesi içinde olanlar anlayabilir..."
Sayfa 52 - İletişim Yayınları
Olmuyordu: sözler her zaman gerçek olmayan bir düzeyde yer alıyordu. Öldürülen öğrencinin hikayesi, 'görgü tanıkları' tarafından bir türlü anlatılıyordu, morg raporlarına başka türlü geçiyordu. Gazeteler de haberi başka türlü yazıyorlardı. Mecliste 'muhalefet mensupları' kürsüden başka türlü dile getiriyorlardı. Sonra bir akşam, çıplak bir bekâr odasında 'merhumun yakınları' olayı, daha önceleri anlatılanlardan çok başka bir biçimde, olağanüstü bir havada arkadaşlarına yansıtıyorlardı. Bence insanlar bu yüzden anlaşamıyorlardı: Herkes başka dili konuşuyordu.
Sayfa 51 - İletişim Yayınları
Ülke çığrından çıkmıştı. Öyle dokuz sekiz hesaplarıyla görülemezdi işler "Faşistler ve devrimciler gibi sözlerden ürküyoruz Bence sorun korkutucu sözlerde değil. Bütün savaş ezenler ve ezilenler arasında. Bütün sonuç öldürülen Cengiz Vural. Öldüren de Cengiz gibi ezilmiş ve bu için birkaç kuruş almış başka bir zavallı. Politika mı yapıyorum? Hayır! İnsanımıza, daha yirmi yaşına varmamış insanımıza acıyorum. Elbette Cengiz Vural en belirgin yere, bahçedeki heykelin altına gömülmelidir. Ki ne onun gibi düşünenler, ve hatta ne de onun gibi düşünmeyenler düşünceleri yüzünden öldürülmesin (Onun gibi düşünmeyenler sözünde Salim Üstün olduğu yerde hafifçe hareket etti). "İki tarafın da karşılıklı konuşabileceği bir ortamı yaratmak ne polisin işi ne de politikacının. Bu bizim işimizdir arkadaşlar. Yani insanlara olumlu düşünmeyi öğretmek gibi, olumlu düşünmenin temellerini açıklamak gibi görevleri olan bizlerin işidir".
Sayfa 92 - İletişim Yayınları