Osman Bedir

Osman Bedir
@osmanbedir
Yüksel Türk
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Osman Bedir

, bir kitabı yarım bıraktı
Bahar Dervişcemaloğlu
7/10 · 30 okunma
"Anlatı" kavramının tanımı ve kapsamı
Anlatının önemli bir özelliği de yeni dünyalar keşfetmeyi sağlayan bir vasıta olmasıdır. İnsanlar sadece öykülerin üreticisi değil aynı zamanda alıcısıdır. Anlatılar, insanların tecrübelerini paylaşmalarını sağlayan birincil araçtır; dolayısıyla başkalarının tecrübelerini öğrenmeyi sağlayan temel bir araçtır aynı zamanda. Hayal gücü vasıtasıyla yeni dünyaların keşfine imkân tanır ve tecrübeye, yeniliğe, eğlenceye olan açlığımızı giderir. Öyküler çoğunlukla başka insanlara yönelik olduğu için önemli toplumsal ve bildirişimsel işlevleri de yerine getirebilir. Özellikle kurmaca anlatı, bizim yaratıcı, imgesel ve keyifli etkinliklere olan ilgimize hitap eder. Dolayısıyla anlatılar, temel antropolojik ihtiyaçlarımıza karşılık verdiği için edebiyat eserlerini okuruz ve kurmaca dünyalara dalarız. Tabii bu noktada, anlatının genellikle edebî bir biçim hatta bir sanat olarak düşünüldüğüne değinmek gerekir. Anlatmanın bir sanat olarak değerlendirilebileceği doğrudur, ancak anlatı aynı zamanda bizim sürekli meşgul olduğumuz bir şeydir. Disiplinlerarası çalışmalar, anlatıların sadece edebî bir biçim değil, aynı zamanda insanoğlunun tecrübe ve bilgisini düzenlemenin temel yolu olduğunu göstermektedir. Antropolojik açıdan bakıldığında anlatı, insanlar tarafından bütün kültürlerde dünyayı anlamlandırmak için öğretici ve sanatsal bağlamlarda evrensel bir araç olarak oldukça yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Anlatı, esasında gerçekliğe anlam yüklemek için kullanılan bir araçtır. Bizim tecrübemiz ve bilgimiz basit bir şekilde doğuştan ya da doğal olarak anlamlı değildir. Bilakis bunlar anlamlı hâle getirilmek için düzenlenmeli, eklemlenmeli, yorumlanmalı ve anlatılmalıdır. Olaylara yön ve düzen veren, tecrübeleri anlatma sürecidir; yoksa bunlar gelişigüzel, karmaşık ya da başıboş
Sayfa 48 - Dergâh Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
"Anlatı"kavramının tanımı ve kapsamı
Anlatılar her yerdedir, durağan bir biçime sahip olan -yani bir öykü çizgisinden ziyade tek bir duygunun hâkim olduğu- lirik şiire baktığımızda, orada da yine bir anlatı görürüz. Anlatı, tanımı gereği, bir ya da daha fazla olayı temsil eder; ancak etimolojik açıdan bakıldığında anlatının bir çeşit bilgi verme işlevi gördüğü de savunulabilir. Yani anlatı, sadece basit bir biçimde olayları yansıtmakla kalmaz, ne olabileceğini de sorgular ve bulmaya çalışır; sadece bir durumdan başka bir duruma geçişi temsil etmez, aynı zamanda onu yapılandırır ve yorumlar. Bu açıdan bakıldığında anlatı bir bireyin ya da topluluğun kaderine de ışık tutabilir. İşte bundan dolayı anlatılar edebiyatın ve kültürün her tarafını sarmalamıştır. Tecrübelerimizi düzene sokarken, ortak değerleri naklederken, geçmişle ilgili değişik yorumlar yaparken, bilgi üretirken, gerçekliği yorumlarken anlatılar hep iş başındadır. İnsanlar yaşadıkları karmaşık tecrübeleri ancak öyküler anlatmak suretiyle anlamlı modellere dönüştürürler. Öyküler, "neden" sorusunun cevabını bulmaya çalışır ve bu açıdan olayların nesnel bir temsilini değil, öznel bir biçimde yeniden yapılandırılmasını ya da yorumlanmasını sunar. Anlatıların insanların kültüründeki önemi, mitlerden de anlaşılabilir. Yazılı kültürler, kökenlerini mitlerde, hikâye ve destanlarda ararlar."
Sayfa 47 - Dergâh Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat