Başarısızlığı nasıl yorumlamamız gerektiği öğretilmediği yada yanlış öğretildiği için,ilk başarısızlıklarımızı düzeltilebilir bir sonuç olarak görmeyip,onu kimliğimiz haline getirerek gücümüzü içeriden bağlıyoruz.
Bir çok insan düşmeden düşünmez! Başı belaya girmeden kafası çalışmaya başlamayan bu insanlar ancak dizleri kanarken öğrenir. 'Acılı öğrenme' sevenler,hayatın zorluklarını iki kat yaşarlar.
Başarı üniversitesi yerine hatalar fakültesinden mezun olmayı severler.
İnsanlar güç peşindeydi ama bu isteklerini gizlemeyi seçiyorlardı.Bu yüzden oyunlar oynuyorlardı.Gizli entrikalar kurup insanları manipüle ederken iyi,hatta aziz gibi davranıyorlardı.
İnsanların çoğunluğu,mantıklarına göre hareket ederler.Çoğunun kendine göre,doğru yanlış düşünceleri ve inanışları vardır.Çoğunun içi,bir süre yeniden düşünülmüş hükümler,görüşler,kıskançlıklar,kuşkular,korkular ve gururlarla doludur ve insanlar,saçlarının biçimini,mezheplerini artistler hakkında düşüncelerini değiştirmek istemezler.