"Dut yemiş bülbül gibi dilim tutuldu. Kendimde ilk defa tespit ettiğim bir hâl. Mamafih vaziyet de tuhaf . İlk defa tanıştığım ve bir gün evvel babasının ölümünü duymuş matemli bir kıza da hemen ilanıaşk edilmez ya..."
Bu kazanım yalnızca Ovacık Belediyesi’ni yöneten siyasal aktörün değil bir bütün olarak sosyalizmin kazanımıdır. Dün Ovacık’ta toprağa atılan umut; Artvin’in yaylalarında, Gebze’nin fabrikalarında, İzmir’in gecekondularında, Diyarbakır’ın köylerinde yeşerme potansiyeline sahiptir. Bu tohumu büyütüp umudun mekanlarına dönüştürmek de, seçim tartışmalarına heba edip ezmek de sol kesimlerin seçimidir. İlk tercih salonlara, meyhanelere, sosyal medyaya sıkışmış olan devrimci iddiayı yaşamda ete kemiğe büründürecek bir yol sunmaktadır. İkinci tercih ise, örgütsel ihtiyaçları halkın ihtiyaçlarının önüne geçirecek, bugünün çıkarları uğruna geleceği kaybettirecektir.
"Siz burada mısınız?.." diye başka bir sualle cevap verdi. Sonra: "Ne saçma sual, değil mi?" diye ilave etti: "İşte görüyoruz ki buradasınız. Ne diye sorarız acaba?.. Türkçenin kendine mahsus bir manasızlığı... Dünyada hiçbir lisanda bu kabiliyet yoktur... Saatlerce konuşup hiçbir şey ifade etmemek kabiliyeti!"
"Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun."