"Ama acaba bedenimize sadece böyle bir 'girdi-çıktı muhasebesi' bağlamında bakmak; sırf daha uzun yaşama hesabıyla, sınırlı ömrümüzün ciddi bir kısmını 'bizi hiçbir yere götürmeyen' koşu bantları yahut pistler üzerinde terlemek için harcamak ne kadar 'sağlıklı'? "
"Biyoloji, bana sorarsanız, bir bilim dalı olmaktan öte, bir bilgelik aracıdır artık. Canlılık dünyasını hem doğrudan deneyimleyerek hem de biyoloji biliminin alıntıları ile ne kadar derin kavrarsak, kendimize dair iç görümüzün de o derece derinleşeceği kesindir."
Büyük bir matematikçi, büyük bir astronom ve bence büyük bir şairin cesur dörtlükleri... Kitabın başında Ömer Hayyam hakkında tarihsel ve kültürel bilgiler okuyorsunuz ve peşinden rubailerini okumaya başlıyorsunuz. Kitabın başında verilen tarihsel ve kültürel bilgiler sizi Hayyam rubailerine öyle güzel hazırlıyor ki... "İşte Ömer Hayyam'a böyle gelinir" diyorsunuz içinizden. Rubailer ise bambaşka bir dünya zaten. Anlayabilene hayatın sırlarını veren mükemmel dörtlükler.
"Dedim sırların kaynağına girende,
Kader, kısmet, cehennem, cennet nerede?
Bilgece bir ses yükseldi derunumdan;
Dedi: Cennet de, cehennem de senin içinde."