Burak Yıldız

Felsefi sefalet
Sizlere gelecek olursak Sizler yani bana (felsefecileri savunmaya kalkanlar!) Benim için (Yeter filozoflarla uğraştığın diyenler!) şunu özellikle belirtmek isterim ki benden 1000lerce yıl önce yaşamış bi adamın fikirleri benim sorunum değil herkes gibi oda öldü ve yaşadığı hayatın hesabını veriyor bizim asıl derdimiz yüzlerce-binlerce yıl önce ölmüş o kimselerin hala kitaplarının dünyada hüküm sürdüğü felsefi rezalet.... Bakınız düşünmek bizim dinimizin emridir ve ibadet sayılmıştır. Bizler düşündükleri için felsefecileri yadırgamıyoruz. Mesele kendi kısa akıllarını vahyin sahasında koşturma cürretleri.... Peygamberlere (aleyhimüssalevatü vetteslimat) peygamber olduklarından ötürü Cenab-ı Allah'ın bir ihsanı olan yüce idrak güçleri ile anlayabildikleri ilahi mesajları kendi kısa görüşleri ile anlamaya ve yorumlamaya çalışmaları.... Zaten mesele de burada patlak veriyor Seyyid Ahmet Arvâsî hazretlerinin tabiri ile Onlar ve onları takip edip onları sevenler (aklın ve şüpheciliğin doğurduğu girdapta bunalırken, peygamberler ve onların varisleri iman ve aşkın verdiği huzur içindedirler.) Yine Seyyid Ahmet Arvâsî hazretlerinden naklediyorum; (Tarihi inceleyiniz, kültür ve medeniyetlere hiçbir filozof , peygamberlerin getirdiği ruh ve heyecanı getirmemiştir. Beşer tarihinin en önemli simaları daima peygamberler, en çok okunan kitapları ise <mukaddes kitaplar> olmuştur. Kültür ve medeniyetler <mukaddes kitapların> ışığında kurulup gelişti. Tarihte, asla <laik> bir medeniyete tesadüf edemezsiniz. (Türk-İslam Ülküsü 1. Cilt sayfa 35) NOT: Bugüne kadar İmam-ı Gazâlî hazretlerini okuyupta intihar edeni duymadım ama özellikle avrupa ve amerika toprakları (nietzsche)nin leşleriyle doludur. Bir mücadelemizde bu toprakların bu ve benzeri felsefe sefaletinden arındırılmasıdır. Bu
Din
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Mütefekkir
Batmayacağına inanarak suya bas, yürür gidersin. Mucize yürüyebilmen değil, inanabilmendir. Seyyid Ahmet Arvâsî
Aşk
Rabbim, Rabbim, bu işin, bildim neymiş Türkçesi; Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi... Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? Victor Hugo