Kökünü hatıralarda bulmayan hiçbir şey, gerçekliğin olgunluğuna erişemez ....çünkü ruh , hep kendi başlangıcında kalır , hep ilk uyanışlarındaki ihtişamı yaşar.
CHP’nin logosu gözüme her iliştiğinde ilk işim okları saymak oluyor;
ya Özgür Özel milliyetçilik okunu gizlice silip süpürdüyse diye bir tedirginlik ve güvensizlik çökmüş içime.
Modern çağ ile ondan önceki dönem arasındaki temel farklardan biri, suçluluk duygusunun yer değiştirmesidir: çocuklardan ebeveynlere.
Geleneksel (ataerkil) düzende, ebeveynlerin rızasını aramak, onların sevgisine layık olmak çocuğun ödevi sayılırdı; onların beklentilerini boşa çıkarmak, yaşayabileceği en büyük felaketti.
Bugün ise yeni pedagojinin ortaya çıkışıyla, artık ebeveynler çocuğun sevgisini aramak ve onun rızasına erişmek için çabalar hâle geldi. Temel soru değişti:
“İyi bir evlat mıyım?
Yerine soru:
“İyi bir baba mıyım?” oldu
Bu dönüşüm, kendisini evrenin merkezi olarak yetiştiren çocuğun benliğinde bir büyüklük yanılsaması üretir; çünkü böylesi bir çocuk, kendisini aşan herhangi bir şeye adanamaz. Onun için önemli olan yalnızca şudur:
Ben… ben… ben.
Heidegger’in düşüncesinde aydın, modern anlamıyla bilgi taşıyan ya da genel fikirler yayan kişi değildir; o, varoluşsal bir konumdur — insanın, varlıkla kurduğu ilişki üzerinden belirlenen bir hâl.
Heidegger, Varlık (Sein) ile var olanlar (Seiendes) arasında keskin bir ayrım yapar.
Gerçek aydın, yalnızca var olanlarla — bilgiyle, olgularla, nesnelerle — meşgul olmaz;
bizzat Varlık’ın kendisiyle, yani “neden hiçlik değil de bir şey vardır?” sorusuyla yüzleşir.
Böylece onun düşüncesi, dünyaya dair açıklamalardan çok,varoluşun sesine kulak verme çabasıdır. Hümanizm Üzerine
Hümanizm ÜzerineMartin Heidegger · Türkiye Felsefe Kurumu · 201397 okunma
Platformlar, daha önce toplumsal etki gücü olmayan bireylere yeni bir alan açtı; böylece sınırlı bilgi birikimine sahip kişiler bile büyük bir gazete kadar etkili bir kürsüye sahip oldu. Dijital düzenin algoritmalara dayalı işleyişi, bu görünürlüğü otomatik hâle getirerek bu kişileri ülkelerin kamusal sahnesinin önüne taşıdı. Bütün bunlar, toplumların zihinsel düzeyini yüzeyselleştirmek ve değersiz olanı öne çıkarmak amacına hizmet etti.