dosyalarını, defterlerini toparlarken henri brulard'ın yaşamının başlarındaki bir cümleye denk geliyor, "yakında elli yaşını dolduruyorum, kendimi tanıma zamanı geldi geçiyor"
bu cümleyi not ettiğinde otuz yedisindeydi, şimdi stendhal'in yaşını yakalamış hatta geçmiş.
Hareket halinde, ufka kadar şeffaf bir kokpitin içindeki bir bakıştan, mekânı ve ötesini, bütün dünyayı dolduran kırılgan ve uçsuz bucaksız bir bilinçten ibarettik.