Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü . Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış , işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle , hakları için savaşma ve karşısındakine saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu . Ama hiçbir yerde kök salamamıştı. Etrafındakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı . Her zaman bir huzursuzluk hisssiyle altüst olmuş daima ötekilerden gelen bir çağrıyı duymuştu.
Haritasız ve dümensiz kalmış , gideceği limanı olmayan bir gemiydi .Kendini akıntıya bırakıp sürüklemek , en azından hareket etmek , hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
Ortada affedilecek bir şey yokken affetmek kolay . Affetmeyi gerektirecek hiçbir şey yapmadın sen. İnsan içindeki ışığa göre hareket eder, bundan ötesini kimse beceremez.