"...ona göre bir insanın en gerçek, en değerli özgürlüğü intiharı, kendisini öldürebilme hakkıydı. Hayatı boyunca bunu düşünmüştü, bunu başka herkesten daha fazla sarıldı; sanırım ben de aynı şeyi ondan aldım. Ne zaman istersek, derdi, intihar edebiliriz, üstelik de istediğimiz kadar estetik bir biçimde. Varlığını ortadan kaldırma fikri yeryüzündeki en muhteşem şeydir. "
Şu ya da bu huyu kimden edinmiştim? Sonu gelmez zıtlıklarım, melankolim, umutsuzluğum, müzik yeteneğim, inatçılığım, duyarsızlığım, duygusal kırılmalarım nereden geliyordu? Bir yandan aşırı özgüvenli, diğer yandan da son derece zayıf ve çaresiz karakterimi neye borçluydum? Son zamanlarda iyice artan güvensizliğimin temeli neydi?"