Bir yaz yağmurudan yoğrulmuş hamurun,
Billur, yıldız, ferah biçimlerle dikilmiş omurun,
Islaklığın üstüme başıma pembeler özü,
Cumaya hasret bırakan perşembeler yüzü,
Banada iz ver teninin nurlu buramından,
Allahın sana verdiği nazenin ikramından,
Vıcık vıck kara leke eğri büğrülüğüm,
Senin pak çamurunla temizlensin çöplüğüm!
Sen bana sağnaklar koparan bir heyecansın,
İnsan kokmayan derim seninle aklansın!
Öyle bakma ne olur, su huylu cilveli,
Avuçtan sızan tutulmaz ve mesafeli!