S. T. Abby den Mindfuck incelemesi
8/10
·872 syf.··
2026 67. kitabı
Yeni bir inceleme ile geldim Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı) Biliyorsunuz bu kitap normalde yurt dışında çıktığında seri halinde 5 kitap olarak çıkmıştı. Bizde de çevrilirken aynı şekilde 5 kitap halinde çıktı. Sonra bir farklılık yapıp yayınevi serinin 5 kitabını bir kitap da birleştirip tek kitap halinde de okunabilir yaptı. Çoğu okurlar gibi ben de serinin çıkan kitaplarını yavaş yavaş aldığım için bir daha sonrasında tek kitap halini almak bana saçma geldi. O yüzden serinin son kitabı 5 de alime ulaştığında hemen okumaya başladım. Serinin her kitabına ayrı ayrı inceleme yapamazdım çünkü her kitabın sonu dehset bir yerde bittiği için hiç beklemeden bir sonra ki kitabına başladım. Böylece ben de seriyi tamamen okuyup bitirdikten sonra full hepsine inceleme yazarım dedim. Yani siz farzedin ki ben seriyi tek kitap halinde okumuşum djdjsj. Arka Kapağı: Lana Myers, ondan çalınan hayatın intikamını almak için yıllarca beklemiş, hazırlanmış ve sabretmiştir. Planları yolunda giderken ve intikam listesinde sırayla ilerlerken hiç beklemediği anda bir engelle karşılaşmıştır: BİR FBI AJANINA ÂŞIK OLMUŞTUR. Logan Bennett, işine fazlasıyla değer veren başarılı bir profilcidir ve Lana'nınki de dâhil olmak üzere, birçok seri katilin dosyasına bakmaktadır. Lana, ne intikamından vazgeçebilmektedir ne de Logan'dan. Hayatı siyah ve beyazdan ibaret olan, gri çizgilerle işi olmayan Logan, tüm doğrularını sorgulatacak gerçeklerle karşılaştığında, hangi tarafta kalmayı seçecektir? Peki Lana, yeniden bir hayatı olabileceğine dair onu umutlandıran bu adama rağmen, ondan tüm hayatını çalan insanların peşinden gidip İNTIKAMINI tamamlayabilecek midir? İncelemeye gelirsek: (Seriye genel bir yorum yapacağım için SPOİLER OLACAKIR!!) İlk kitap da Lana ve Logan'ın çok hızlı gelişen birlikteliği bana çok saçma
Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı)S. T. Abby · Artemis Yayınları · 202664 okunma
Puan vermedi·213 syf.··
2026 6. kitabı
Kitabı beğenmeme karşın okurken, yayınevine olan sinirimden dolayı hiç zevk alamadım. Bu yayınevinden bence okumamalısınız. Cünkü her çeyi çevirmemişlerdi kitapta fransızca gibi farklı dillerde de diyaloglar geçiyordu fakat bu diyaloglar oldugu gibi bırakılmış çevrilmemişti. Hani ilk başta okurken 1 -2 defa çeviriden yapayım diyorsunuz ama kitap bunlarla doluydu o yüzden basarısız bir basım olmuş. Keske bu kadar güzel bir kitabı böyle bir yayınevinden okumasaydım. Ona rağmen kitap gerçekten çok güzeldi. Spoiler- Ana karakterimiz olan Aleksi hep Polinanın onu sevmesini istedi. Ağzından çıkacak iki kelime için uçurumdan atlardı. Kitabın sonunda Polinanın da aslında ana karakterimiz olan Aleksiyi sevdiğini öğreniyoruz. Ama Aleksi o kadar kumar düşkünü ki ve bunu o kadar görmüyor ki, heralde şöyle düşündü “ya Polina da beni seviyormuş ama cebimde de metelik yok bari iki üç kuruş kazanıp yanına öyle gideyim.” Ana karakterimiz yıllarca bunu duymuş olmayı beklemesine rağmen koşarak polinaya gideceğine tekrar bir kısır dönüye girerek cebindeki son parayla kumara başlıyor. Blanche onun için ne demişti:” Çok bilgili bir öğretmen olabilirsin, ancak çok aptal bir erkeksin.”
KumarbazFyodor Dostoyevski · Olympia Yayınları · 202088,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
2/10
·352 syf.·
2026 52. kitabı
Selam, Okumakta zorlandığım bir kitabın yorumuyla geldim. Yorum spoiler içermiyor, bilginize. Şimdi arkadaşlar... ben bu kitabı sevmedim. Olmamış yani. Hani tutabileceğim hiçbir yeri yoktu ya. Neden mi? Anlatayım. Öncelikle benim yazardan okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası dilini hiç sevmedim. Fazla mekanik ve sığdı. Hiçbir derinliği yoktu. İlk 150 sayfa hikayede yazarın bize karakterleri ve mekanları tanıtmasını okuduk. Mesela kızımız arkadaşıyla oturuyor. Birden hikaye orada duruyor ve biz kızımızın o kişiyi anlatmasını okumaya başlıyoruz. Dış görüşünüzü, sevdiği şeyler, kızımız için ne anlama geldiği ve ne zaman tanıştıklarını filan. Hikaye içinde bu şekilde sürekli yazar müdahalesiyle karşılaştım. Akmadı yani kitap. Bitsin diye sayfaları saydım. İkincisi karakterler fazla ama çok fazla karikatüristikti. Hiçbiri son sayfaya kadar bir karakter gelişimi sağlamadı. Sonra birden fikirleri değişti ama o noktaya gelene kadar o kadar çok tavırlarında değişim yada yumuşama olması gereken yer vardı ki... Hiçbirinde bir şey olmadı ama son 10 sayfada hepsi fikrini birden değiştirdi. Ayrıca öyle kör inatları vardı ki okutken fenalıklar geçirttiler. Ayrıca hiçbiri sevilecek insanlar değillerdi yani. Tüm bunların dışında her karakterin kendince bir nedeni var ama hepsi o kadar sığ ve saçma nedenler ki anlatamam. Yani o kadar drama gerek yoktu. Bu nedenlerle yoktu. Saçmaydı. Kitabı okurken sıkıldım. Sıkıldım. Sıkıldım. Ne yan karakterler ne de ana karakterler okunabilirdi. Kısmen konusu ve adada geçmesi güzeldi ama o kadar. Kısacası olmamış. Ben beğenmedim. Sağlam bşr kaynaktan öneri almadıkça yazardan başka kitap okumam heralde. Tavsiye eder miyim? Hayır.
Ay Işığı ve YakamozÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2026132 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 41. kitabı
Kurtarma Mesafesi hakkinda, kitabin baslangic cumlelerinden hareketle oldukca gerilimli bir kitap oldugunu hissettiryor yazar bize. Bir annenin kizi ile gittigi tatil evinde goremedigi ama isittigi cocuk ve cocugun annesi ile gerilimli iliskisini anlatiyor. Annenin daima kizi ile arasindaki uzakligin acaba onu kurtarmaya yetecek mesafede olup olmadigini olçtugu bir durumdan bahsediyor. Baslangicta zaman ve mekan ayrintili verilmiyor. Bazi yerlerde kafam karisti tekrar donup okudum. Kizina midesinden bagli ip metaforu heralde gobekbagini anlatmak icin kullandi diye dusunmustum. Yine ip olayinin ruhun cikisiyla birlikte bedenden bir seyler cikmasin diye kullanildigi bir yer de var. Oyle bir koy ki orada cocuklar hastalaniyor. Hikayenin sonunda da tatile giden anne korlu yasiyor ve gormeyen anne ile gorunmeyen diger cocuk arasindaki iletisim kitabiin basindan sonuna kadar aktif.. hizli ama gerilimli bir kitapti. Kitapta kuresel sorun olan cevre kirliliginin olasi sonuclarindan da bahsediyor genel anlamda. Anne kizin cimenlerdeki zehirden zehirlenmeleri veya baslangictaki cocugun, atin dereden zehirlenmesi gibi...
Kurtarma MesafesiSamanta Schweblin · Can Yayınları · 20211,998 okunma
Off campus
Puan vermedi·448 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
İlk defa dizisi kitabından iyi olan bir kitap okudum. Bridgerton'ın tam tersi olmuş onda kitaplar çok iyiydi dizisi berbattı bunda kitabı beğenmedim dizisi çok iyiydi umarım 2. Sezonuda güzel olur. Bridgerton'ı belki Amazon çekseydi oda bunun gibi güzel olabilirdi... Keşke Amazon çekseymiş dedirtti. Dizinin sonundaki Hannah nın söylediği the girl that i am çok iyiydi. Genel olarak hannahnin dizide söylediği şarkılarda güzeldi. Garreta pina colada sonrası kareokede kur yaparak şarkı söylemesi falan. Spoiler Kitapta olup dizide olmayan garretgilde dizi izlerken saat gece 3 olunca hannahnin garretlarda kaldığı bölüm vardı patlamış mısır birbirlerine içlerini dökmeleri arkadaşça vs. keşke diziye koysalarmış oldum koymamalari kötüydü güzel sahneydi. Dizide logani öpüyor kitapta deani orda bi kafam karıştı dizide niye öyle yaptılar anlamadım. Ayrıca kitapta allie ve deanden hiç bahsetmemisler 2. Kitap heralde onları anlatıyor onuda okumayı düşünüyorum eğer öyleyse 2. Sezon ne anlaticak bunlar Hannah illa garretı palas pandiras geçiştirmiş oldular ozaman. Kitabın sonlarına doğru resmen Türk dizisi klişesi yaşattı phillin hannahaya uzak dur oğlumdan yoksa çulsuz koyarım onu, fakir kalır hokey oynayamaz demesi dedimki bir an yazar herhalde bizim pembe dizilerden çok izledi neyse bu da bridgerton kadar olmasada 2 günde bitirdim. Kitap okumaya dönmek için okunabilir ama dizisi daha iyi.
1000Kitap
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,240 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 19. kitabı
Merhabalar Sevgili Okurlar, Nasılsınız ben sizlere yine okuduğum kitaplar hakkında kısacık spoiler verip kaçacağım. Umarım hepiniz iyisinizdir.Beni sorarsanız bildiğiniz gibi günler koşuşturma içerisinde devam ediyor.Neyse bayram uzun bol bol dinleniriz heralde... İlk olarak sevgili Elif Göksu'nun harika kitabı ile geldi.Modern yıllarda anne olmak biraz zor,eski insanların ve tecrübeli annelerin gözünde biz sonradan anne olanlar ya da annelik unvanını yeni almış kişilere karşı yapılan sözlü şiddet gerçekten hat safada. Öncelikli olarak;anneliği kusursuzluk üzerinden değil;duygusal gerçeklik,yetersizlik hissi ve şefkat üzerinden anlatan bir ebeveynlik kitabı.Kitap özellikle yeni annelerin yaşadığı suçluluk duygusuna ve“mükemmel anne”baskısına karşı daha insani bir bakış sunuyor.Kitap,anneliğin yalnızca teknik bilgiyle yürüyen bir süreç olmadığını;duygusal iniş çıkışlar,tükenmişlik,kaygı ve öğrenme süreci içerdiğini anlatıyor. Verilmek isteyen ana mesajda bence,çocuğun için herşey olmak zorunda değilsin,bence de öyle!!! Akademik dilden uzak,samimi ve akıcı bir anlatımı var.Psikolojik bilgileri günlük hayat örnekleriyle bolca açıklıyor.Anne suçluluğu,yalnızlık ve yetersizlik hissi gibi konulara empati ile yaklaşıyor.Okuyucuya sürekli“doğruyu öğretmeye”çalışan bir ton yerine destekleyici bir dil kullanılmış. Uzman Değil Annesin,klasik çocuk nasıl yetiştirilir kitaplarından çok;annenin duygularını merkeze alan bir iç rahatlatma kitabı diyebilirim.Sert kurallar veren değil,yalnız değilsin diyen,senin gibi ebeveyn olması diğer kitaplardan ayıran bir özellik diyebiliriim.Destek arayan anneler için sıcak ve iyi hissettiren bir okuma olabilir. Eserde dikkat çeken başka bir nokta da çocuğun ihtiyaçları kadar annenin ruh sağlığının da önemli olduğunun altının çizilmesi benim çok
Uzman Değil AnnesinElif Göksu · Hayy Kitap · 202523 okunma