İçimde kırılan bir camın sesi döküldü gözlerimden.
Hayatın verdiği ne yorgunluk,
Ne hasret, ne de vuslat...
Birkaç söz söylemek isterdim gözlerine bakıp;
Her bir kirpik teli mütenâ olarak yaratılmış...
Bu ne hoşluk, bu ne zarafet, bu ne hüsün!
Raylar kırık, zaman suskun,
Söyleyemediğim sözlerle dolu içimdeki hüzün.
Yine de sana gelirim, seni bilir, seni severim...
Sesinden şarkılar, şiirler dinlemek;
Seninle uzunca bir yolu adımlamak isterim.
İçinin güzelliğini görmek, bilmek...
Ne basit, ne zor bir istek böyle!
Gözlerine dalıp gitmek isterim nihayetinde,
Bu ne meşakkatli, bu ne uzun bir bekleyiş...
Anlam yüklemek isterim her bir cümlene;
Bu ne naiflik, bu ne bilinmezlik.
Sonrası sessizlik zaten, sonrası alabildiğine düz.
Büyük kelimelerin gölgesi çekildi üzerimizden.
Ne bir sitem kaldı geriye, ne meşakkatli bir dilek...
Sadece öylece durup izlemek var şimdi seni;
İddiasız, sakin ve beklentisiz.
..dilan