âişe

İnsanın hayatta neye hakkı olduğunu öğrenmesi uzun zaman alır. Hangi dereceye kadar kendi hayatının sahibi olduğunu ya da kendini, kaderini duygular ve anılar uğruna hangi noktaya kadar sattığını.
Sayfa 172 - Yapı Kredi Yayınları
Reklam
Bir gün uyandım ve onun eksikliğini hissettiğimin farkına vardım. Bu en sefil duygudur. Birinin eksikliğini hissetmek. Etrafına bakar, anlayamazsın. Elini uzatır, bir bardağa, bir kitaba dokunursun. Her șey yerli yerindedir, eşyalar, kişiler, alışık olduğun zaman planı: Dünyayla ilişkin değişmemiştir. Fakat işte bir şey eksiktir.
Sayfa 169 - Yapı Kredi Yayınları
'Küçük kız her yere kırmızı ayakkabılarıyla gidermiş. Kiliseye bile. O ayakkabıları giyince insanın ayakları dans etmeye başlarmış. Dans etmeyi durduramazmış ve ayakkabıları asla çıkaramazmış. Ama yine de küçük kız ayakkabılardan hiç vazgeçmemiş. Sonunda cellat onun ayaklarını kesmek zorunda kalmış. Ama kesilen iki ayak da kırmızı ayakkabıların içinde dans etmeye devam etmiş. Bazı şeyler ne kadar uğraşılsa da yok edilemez.' It's Okay to Not Be Okay
Film
bir tren yolculuğu tren yolculukları bana hep çocukluğumu hatırlatıyor. gece boyunca süren yolculuğun ardından babamın kucağında sabahlamayı.. yollara bakmayı.. çiçekleri, pamuk tarlalarını, tünelleri.. gittikçe kızaran toprağı izlemeyi hatırlatıyor. insanın babasının göğsüne yaslanması bir dağa yaslanmak gibi hep.
Çok okuyordum. Fakat işte okumak da böyle bir şeydir. İnsan ancak okuma sürecine kendi de bir şey katarsa kitaplardan bir şey edinebilir. Yani bu sürece, ikili mücadelede yara almaya ve yaralanmaya, mücadele vermeye, ikna etmeye ve edilmeye, sonra da öğrendikleri ile zenginleşerek bunu hayatta ya da işte kullanmaya hazır bir ruhla girerse.
Sayfa 164 - Yapı Kredi Yayınları
Reklam