Derin uykulara dalmadan önce ilk soru: Sevgilerinizi en son ne zaman hatırlamıştınız ve sevgiyi hak edenleri en son ne zaman?!..
Bir soru daha: Sevgileriniz yalan mıydı yoksa?!..
Ve son soru: Çorak vadilere yönelmişse sevgilerimiz, çevremizi kandırmıyorsa sulara, içimizden akan Nil olsa ne?!..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ebubekir Kânî Efendi şair ve yazar olarak unutuldu, ama “Kırk yıllık Kânî, olur mu yani” sözü Türkçe deyimler arasında yüzyıllarca kullanılmaya devam etti.
Balmumu bedenindeki berraklık, kumral saçlarındaki hareler, koyu menekşe gözlerdeki füsun ile Asur kralı Sardanapal'ın, kenti terk ederken düşman eline geçmesin diye elleriyle hançerlediği, ama ömrünün geri kalan kısmında bu ölüme gülümseyerek boyun eğen âşık hayalini bir türlü unutamadığı ve her defasında kendisini de o an öldürmediğine bin pişman olarak ardından ağladığı karısı Melike Iris 'e benziyordu.
hep düşünmüşümdür. bazen kendisiyle dopdolu olduğumuz bir şey dilimizden dökülmüyor. bu da nasibtir ey aişe. diyorum kendime. ama nafile bunun beni üzmesinden tasalandırmasından kendimi alamıyorum bazen. kadere rıza göstermenin nefsime bunca zor gelmesine de ayrı içerliyorum. böylece seher vakti durup duruyorum hakkın rahmetini bekler gibi kapısında. kuşların cıvıltısı da olmasa bu kabz hali insanın hüznünü katmerlendiriyor. neyse ki kul hakkında hayr olanı bilmiyor. gassalın önündeki meyyit gibi olsa kaderin divanında rahat edecek. ama gel gör ki nefs bu ölmüyor azizim.