Bazı hikâyeler vardır…
başlaması hatadır,
bitmesi ise imkânsız.
Bizimki öyleydi.
Ne tam anlamıyla başlayabildik,
ne de gerçekten bitebildik.
Aradan geçen zaman…
hayatın üzerimize örttüğü bütün o “doğrular”…
hiçbiri seni içimden silemedi,
Sadece…
seni sessizliğe dönüştürdü.
İnsan zamanla alışıyor sanıyor.
Eksik yaşamaya,yarım kalmaya,susmaya…
Ama alışmak…
unutmak değilmiş.
Bunu en iyi ben öğrendim.
Bir gün…
her şeyin bittiğini anladığım anda fark ettim:
Sen hâlâ içimde konuşuyorsun.
("BEN DE SENİ SEVİYORUM"diyişin o ses tonun,kalbimin en ücra noktalarına işlenmiş,beynimde hiç durmadan esen bir rüzgar gibi ömür boyu benimle olacak)
Bir cümlede,
bir kitap sayfasında,
bir şarkının en sessiz yerinde…
Hep oradasın.
Ve ben artık seni kovalamıyorum.
Çünkü anladım…
Bazı insanlar hayatına ait olmak için değil,
sana kendini öğretmek için girer.
Sen bana sevmeyi öğretmedin sadece.
Kaybetmeyi de öğrettin.