akılkârıdeğil, bir alıntı ekledi.
15 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

Hayatın zalim çevresinin yıkık insanları hiç de soylu olmayan çareler anlatmasına bir kez daha tanık olmanın acısıyla sarsılıyorum o gün ve "Oysa," diyorum: "Şu dünyada herkese yeten gökyüzü kadar, herkese yetecek ekmek de var."

Şarkısı Beyaz, Yılmaz OdabaşıŞarkısı Beyaz, Yılmaz Odabaşı
Esra İlter, bir alıntı ekledi.
18 dk. · Kitabı okuyor

İnsan; doğayı, ruhu, aşkı ve Tanrı'yı kalbiyle anlar, aklıyla değil. Bizler ruhtan ibaret olsaydık, ruhlarımızın çözüm bulmak için etrafında dolaştığı düşünceler dünyasında ikamet ederdik. Oysa bizler yeryüzü varlıklarıyız ve İdea'ya ilişkin ancak tahminlerde bulunabiliriz,onu tüm boyutlarıyla bir kerede kavrayamayız. Zekalarımızın, geçici yanılsamadan başlayıp ruhun en derin merkezine doğru süren yolculuğunda ona rehberlik eden şeye akıl denir. Dolayısıyla akıl maddi bir kapasite iken ruh ya da can/nefes kalbin fısıldadığı düşünceler üzerinde yaşar. Düşünce ruhta oluşur. Akıl sadece bir araçtır, canın/nefesin ateşiyle harekete geçen bir makinedir. İnsan aklı bilgi alanına girdiğinde histen ve sonuç olarak da kalpten bağımsız çalışır.

Mektuplar, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 35)Mektuplar, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Sayfa 35)
Srs Blck, bir alıntı ekledi.
39 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Hiç bir zaman aşk değildir bize layık olmayan, oysa biz layık olmayız ona kimi zaman."

Uzaktan Aşk, Amin MaaloufUzaktan Aşk, Amin Maalouf
Eda, bir alıntı ekledi.
47 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

YAŞATAN -1969
Dünyanin irmaklari dedigim yer
aydinlik, gülümserlik ve sevda
Oysa halkin göz çukurlari çamurlanmiştir
kani ilgit ilgit akar, kani kara
yazlik sinemalarda, üniformalar altinda
banknotlarin, kiravatlarin saltanatiyla
çürütülmektedir halk.

Erbain, İsmet Özel (Sayfa 134 - TİYO)Erbain, İsmet Özel (Sayfa 134 - TİYO)
Ayşe*, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

İddialı!
Piçler aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir.

Piç, Hakan Günday (Sayfa 52 - Doğan Kitap)Piç, Hakan Günday (Sayfa 52 - Doğan Kitap)
Yeşim Temiz, bir alıntı ekledi.
 2 saat önce

"Fayda hattı güçlü çıkar fay hattından."
Kızılderililerin topraklarını satın almak isteyen Beyaz Adam'a karşı çıkanlardan biri de, Cayuse kabilesinin reisidir: "Toprağın bir şey söyleyip söylemediğini, bu işe şaşıp şaşmadığını merak ediyorum. Toprağın şu konuştuklarımızı dinleyip dinlemediğini merak ediyorum. Toprağın üzerinde olup bitenleri görmek için dile gelip gelmeyeceğini merak ediyorum."
Prof. İhsan Ketin, Kuzey Anadolu fay hattını bulur ama, yer kırığının geçtiği bölgelerde yapılaşmanın çok tehlikeli olduğunu anlayacak bir politikacı bulamaz. 12 Eylül darbesinin ardından, kapitalizm atlarının koşulduğu ülkenin sırtında bir kamçı gibi şaklayan "Özalizm"in, imar yetkisini yerel yönetimlere vermesiyle de fay hattında yapılaşma şaha kalkar. Ama, Kızılderili reisin dediği gerçekleşir ve toprak, üzerinde olup bitenleri görmek için 17 Ağustos 1999 tarihinde, saat 03.02'de dile gelir!
Deprem sonrasında bir iki müteahhit günah keçisi olarak gösterilip cezaevine konur. Cinayetin asıl sorumlusu olan, bilimin gereği olarak insana yaraşır bir yaşam sunmak yerine, çıkar çevrelerinin para hesaplarını kollayan siyasetçiler ise ellerini kollarını sallaya sallaya yıkıntılar arasında gezinirler ve "yaraları sarma" sözü verirler. Oysa yara dışardan sarılır, yaşanılan ise büyük bir iç kanamadır.

Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 155)Onlar Hep Oradaydı, Sunay Akın (Sayfa 155)
Orazmuhammet Bayramov, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

Neden hayal güçleri sonsuz çocuklara sürekli masal anlatırlar anlamıyorum. Oysa hayal gücünden yoksun yetişkinlerin çok daha fazla ihtiyaçları vardır masallara.

Aşkın İstilası, Metin Hara (Sayfa 86 - Destek yayınları)Aşkın İstilası, Metin Hara (Sayfa 86 - Destek yayınları)

Ufak bir öneri... Zannedersem şanslı çocukların yani sizlerin, bizlerin çocuklarının yeni kıyafetleriyle kutladıkları 23. Nisan gösterileri bitti. Oysa bugün tamda neşe dolduğumuz bu gün çöpten kağıt toplayan, dilenen, fabrikalarda, tarlalarda çalışan pek te neşe dolamayan çocuklar için bir şeyler yapsakmı hep birlikte? Mesela tutun çocuklarınızın ellerinden şeker alın, kitap alın, Atatürk'ü anlatan bir kitap alın verin o çocuklara. Hatta karınları açtır mutlaka birlikte çimlerin üstünde simit bölüşün, yada dondurma yalasınlar birlikte üstlerini başlarını batırarak. Ama birlikte, ama ötekileştirmeden. Tamda Atatürk' ün istediği gibi umut olun onlara çocuğunuzla birlikte....Olmazmı ?? Olur bence...

Cahilin tanrısı cehaletidir. Bilmediğini inkâr etmek, insanın doğası gereğidir. Öyleyse insanoğlu, niye kendini inkâr etmiyor? Yine sadece duyu organlarıyla bilgilenmeye çalışması, insanın cehaletindendir. Oysa bu organlar işin gerçeğini kavrayamaz. Duyu organlarının algıladığı her şey, kapalı ve sınırlıdır, aldatıcıdır; algıladığı her şey aldatıcıdır. Göze, kulağa, ele, buruna ve dile dayanmayan duyular ise insanların anlayışına göre kuruntu ve karışık düşlerdir. İnsanoğluna gönül gözünün, etten ve kandan olmayan bir kulağının olduğunu; derin düşünme ve sessizlik sayesinde gözünün görmediğini görebileceğini, kulağının duymadığını duyabileceğini söylesen sana ahmak ve deli der. Öyleyse insanların görmediğini gören, duymadığını duyan, insanların gözünde deliden başka ne olabilir?

Berkay Çelik, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Her hayat bir roman
İnsan tüm acıları sadece kendi çekiyor zannediyor. Oysa her hayat bir ağır roman.

Handan, Ayşe KulinHandan, Ayşe Kulin