Gece sessizdir derler; oysa en büyük gürültü insanın kendi içinde kopar.
“Ne korkunç bir başına düşünmek şimdi seni. Daha da korkunç, bir başına değilsen oysa." Andrey Voznesenski
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ey İstanbul!
Ey istanbul! Ne beni anlıyorlar ne seni Ne de sana olan sevgimi Kalabalık bir sehirmişsin güya Öyle diyorlar Oysa sende bulduğum yalnızhığı bilmiyorlar Adem oğlu nereden bilsin Sendeki Zarafeti Sayıyorlar durmadan Havadan,sudan bahaneleri Oysa ben En kalabalık yerlerinde buluyorum Huzuru En görültü yerlerinde dinliyorum İçimdeki sesizliği Yokuşlarından inerken seyrediyorum Güzelliğini Ve ben Nefes nefese kaldığım yokuslarına iş çıkışı taklım taklım olan metrolarna Akmayan trafiğine rağmen Yani kısacası Ey istanbul! Seni sana rağmen çok seviyorum
Ortak sorunlarımızdan biri yaş aldıkça ve öğrendikçe kalıplaşmamız ve içe kapanmamız… Oysa hoşgörü ve insan sevgisinin artması daha mantıklı bir gelişim :)
1000Kitap
Oysa şimdi çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde. Meşru sevdalardan, gayrimeşru acılar doğuyor.
Şiir
"Saf iyilik diye bir şey yoktur. Her kahramanlığın derinliklerinde, çoğu zaman sahibinin bile fark edemediği görünmez bir onaylanma arzusu saklıdır. İyilik, eninde sonunda menfaate dönüşür; menfaat ise alkışlanma ve takdir edilme isteğinin farklı bir suretinden ibarettir. Bir çocuğu alevlerin arasından kurtaran adam bile, bunu kendine hiçbir zaman itiraf edemese ya da kabullenemese de, ruhunun en kuytu köşesinde toplumun alkışını ve hayranlığını arzuluyordur. Çünkü insan, çoğu zaman başkalarını değil, kendi benliğini ikna etmeye çalışır. Ben ise ne iyiliğimi bir erdem olarak sergileme ihtiyacı hissederim ne de kötülüğümü gizleme telaşına kapılırım. İnsanların ne övgüsü ne de linçlemesi benim için bir ölçüdür. Hatta öyle anlar olur ki, yaptığım şeyin iyilik mi yoksa kötülük mü olduğunu dahi fark edemeyecek kadar şuursuzlaşırım. O noktada eylem, ahlaki bir tercih olmaktan çıkar; yalnızca varoluşun sessiz ve kayıtsız bir tezahürü hâline gelir. Bu eylemlerimin beni cennete mi, cehenneme mi götüreceği inanın hiç umrumda değil. Ne de olsa geleceği bilen bir tanrı, bizim bulunduğumuz ânın içinde her saniye yeni bir zar atmaya devam ediyor gibi görünecek. Oysa attığı, bize göre bir zarken, tanrıya göre ise bitmiş bir filmin bize baştan oynatılması gerçeğini hiçbir zaman değiştirmeyecek. (Mehmet Çağımnı)
Alıntı