Birkaç haftadır kapağını bile açamadım. Bazen böyle olur. Ama aklım hep okunacak sayfalarda takıldı kaldı. Ahh ne büyük haz felsefe... Lisede ilk kez felsefe dersi almaya başladığımda bi' tanıdığıma şöyle demiştim: insan dünyayı bambaşka bir yerden görüyor. Felsefe ile hiç tanışmamış birine düşündüklerini anlatabilmek imkansız! Irvin D. Yalom, Nietzsche, Dr Breuer çenemden tutup yüzümü bambaşka açılara çeviriyor. Belki biraz da bitsin istemiyorum, bundandır geciktiriyorum son sayfayı...
Ağla da rahatlayalım be Nietzsche, sonuçta ağlamak da insanca, pek insanca...
İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor.
Şermin Yaşar sosyal medyada sıklıkla karşıma çıkan bir yazar olduğundan kendimce "sosyal medya fenomeni" şeklinde yaftalayıp önyargı oluşturduğum biriydi yıllardır. "Bir yudum kitap" sayesinde bu kitabından bir pasaj düştü önüme. Nasıl samimi, nasıl akıcı... Bu denli kalemi kuvvetli bir yazara haksızlık etmişim. Bir solukta çabucak okunan, bir sayfada gözyaşı döktürürken diğer sayfada hayret içinde bırakan bir kitap. Biraz bilinç akışı gibi tekniği. Çok sevdim. Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar