Benim hüzünlü orospularım, Martinez'in isim tercihi yaparken radikalliğini konuşturduğu, anlattığı hikayenin ceza kanunun bir çok maddesiyle çeliştiği, on sekizinci sayfasından itibaren midemi bulandırmaya başlayan, yirmi sekizinci sayfasına geldiğimde bırakma kararı almama rağmen verdiğim paraya acıyarak son cümlesine kadar tiksintiyle ilerlediğim eser olarak kütüphanemde yerini aldı.
Kitabı okumadan önce okuduğum yorumlarda herhangi bir kitabevinden alındığı zaman mahalle bakkallarının gece belli bir saatten sonra alkol alındığı zaman kullandığı siyah poşetlere konularak verildiğini öğrendiğimde, ve gene incelemelerde benim hüzünlü o*** şeklinde bahsedildiğini fark edince ülkemizin hayat kadınlarını aşağılamamak konusundaki hassasiyeti karşısında göz yaşlarıma hakim olamadım ancak orijinal dilinde Memoria de mis putas tristes şeklinde yayınlandığı için orospularım şeklinde çevrilmesinde bir sorun göremediğimi de belirtmek isterim.
Kitabın ismi hakkında yorumlarımın hemen ardından 2004 yılında yayınlanan bu eserin konusu hakkında minik yorumlarımı belirtmek istiyorum. Kendisini ahlaki değerlere sahip bir insan olarak tanımlayan ana karakterimiz kendinden yetmiş altı yaş küçük bir kız çocuğuna yan gözle bakarken bütün ahlaki değerleri unutup genç kızımızın pazarlamacısına yalnızca devlet babanın ona keseceği para cezası konusunda sitemde bulunuyor ve tabi bu engel de aradan kalkınca freni patlamış kamyon gibi olaya dahil oluyor. Şükürler olsun ki Elvis binayı çoktan terk etmiş, yaşıtlarının tek derdi silecek kaldırmak olan dedemiz kızımızı yalnızca uyurken izlemekle yetinmek durumunda kalıyor. Geriye kalan altmış altı sayfa süresince bu illegal ilişkinin güzellemesini okumak zorunda kalan okursa birinin abiye saldırmasını dilemekten başka bir şey yapamıyor. Kitabın