Hız Çağında Parçalanan Ruh.
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
Andrey Voznesenski’nin Oza’sını okurken bende oluşan ilk his, bir şiir kitabı okumaktan çok modern insanın sinir sisteminin içine düşmek oldu. Kitabın “Dubna’da bir otel odasında bir komodin üzerinde bulunmuş bir not defterinden” diye başlaması bile daha ilk anda tekinsiz bir atmosfer kuruyor. Ben de kitaba Hotel California/40 Fingers şarkısı eşliğinde başladım ve bu deneyim tuhaf biçimde metnin ruhuyla birleşti. Çünkü Oza’da her şey geçici, yabancı ve yarı gerçek gibi hissettiriyor. Şiir adeta düz ilerlemiyor; kırılıyor, sıçrıyor, çarpıyor. Dil bazen bilinçli şekilde parçalanıyor, ritim bozuluyor, imgeler üst üste biniyor. Bu yüzden kitap bir anlatıdan çok zihinsel ve duygusal bir bombardıman gibi ilerliyor. Beni en çok etkileyen şey ise Voznesenski’nin teknolojiyle kurduğu ilişki oldu. Oza’yı okurken meselenin “makine kötü” gibi basit bir karşıtlık olmadığını hissediyorum. Asıl mesele, insan ruhunun hız, sistem ve modern yaşam içinde giderek metalikleşmesi. Şiirin içinde aynı anda hem aşırı kırılgan bir duygusallık hem de soğuk, mekanik bir dünya hissi var. Bence kitabın en güçlü tarafı tam olarak bu çelişkiyi taşıyabilmesi. Bir yanda aşkın ve insanın iç dünyasının hassasiyeti, diğer yanda beton, gürültü, hız ve yabancılaşma… Sanki modern insanın iç dünyası şiire dönüştürülmüş gibi. Oza klasik anlamda “güzel dizeler” sunan bir kitap değil. Hatta yer yer yorucu, düzensiz ve kaotik hissettirebilir. Ama tam da bu yüzden etkileyici. Çünkü Voznesenski bana göre şiiri bir estetik nesne olmaktan çıkarıp çağın ruhsal parçalanmasını taşıyan bir elektrik akımına dönüştürüyor. Bu kitap herkese hitap etmez; özellikle şiirde netlik, sakinlik ve düzen arayan biri için fazla sert gelebilir. Ama modern insanın iç sıkışmasını, yabancılaşmasını ve hız çağında bozulan ruh hâlini hissetmek
Alıntı
OzaAndrey Voznesenski · Ve Yayınevi · 2017459 okunma
10/10
·200 syf.·
2026 14. kitabı
En Uzun Eylül: Bir Devrin Hafıza Kaydı ​Sinan Oza’nın bu kitabı, sadece bir anı kitabı değil; 12 Eylül’ün soğuğunu iliklerine kadar hissetmiş bir kuşağın sessiz çığlığı. ​Neden Okunmalı? ​Yazar, Mamak Cezaevi’nde bizzat yaşadıklarını, hiçbir süse başvurmadan, olduğu gibi anlatıyor. Okurken kendinizi o koğuşların içinde, o ağır sessizliğin ortasında buluyorsunuz. ​ Kitap, işkencenin ve baskının karşısına "insan kalabilme" iradesini koyuyor. Necdet Adalı gibi isimlerin hikayeleriyle, o dönemin toplumsal maliyetini yüzünüze çarpıyor. ​Kısacası eğer Türkiye’nin yakın tarihindeki o en uzun kışı, doğrudan yaşayan birinin ağzından, abartısız ve samimi bir dille anlamak isterseniz bu nadir eser en doğru adreslerden biri.
En Uzun EylülSinan Oza · Amaç Yayınları · 19897 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·448 syf.··
2026 27. kitabı
Bir Yangının Tarihçesi // Janika Oza Girmekte zorlandığım, sonrasında derinliğine hayran kaldığım eser #biryangınıntarihçesi Hindistan’daki köyünden kaçırılarak çocuk yaşta köle olarak Uganda’ya getirilen Pirbhai ve onun üç kuşak öyküsünde yaşanan acımasızlığı anlatmış Janika Oza. Eserin odağında, maruz kalınan ırkçılık ve zalimliğe inat yaşam savaşı yer alıyor. Sürgünle başlayan, baskı ve her türlü acımasızlığa, zorbalığa rağmen ayakta kalmaya çalışan bir ailenin direniş öyküsü “Bir Yangının Tarihçesi”, aynı zamanda kıtalar arası bir yolculuk serüveni. Pirbhai okyanusu aşarken küçük bir çocuktu, okyanus ardında ise büyümek zorunda kaldı maalesef. Eserde çok fazla anlam karmaşası ve yazım hatası var; bu da okumayı zorlaştırıyor ama kitabın vermek istedikleri her şeye rağmen yerinde.
Bir Yangının TarihçesiJanika Oza · Dedalus Kitap · 202575 okunma
8/10
·448 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 17:06
Bir ailenin Asya’dan Batı Afrika’ya, oradan da Kanada ve İngiltere’ye uzanan dört kuşağının yaklaşık yüz yıla yayılan hikayesi “Bir Yangının Tarihçesi”. Hint asıllı Kanadalı yazar Janika Oza bu ilk romanı için ailesinin hikayesinden esinle yola çıkmış ama çokça arşiv taraması da yapmış, başka tanık ifadelerini de eklemiş. Yirminci yüzyılın başlarında Hindistan’da açılıyor hikaye; çok yoksul ve babasız bir çocuğun para kazanabilmek umuduyla Afrika’daki İngiliz sömürgelerine demiryolu inşaatında çalıştırılmak üzere yola çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında onun çocuklarının ve torunlarının sömürge yönetimi ve askeri diktatörlük derken göçlerle şekillenen hayatlarıyla devam ediyor. Arka planda ailenin hikayesine çok güzel yedirilmiş tarihi olayları okuyoruz: Hindistan’ın bağımsızlığını kazanması, Pakistan’ın ayrılması, Afrika’daki İngiliz sömürgelerinin bağımsızlık mücadelesi ve güya bağımsızlıklarını kazandıktan sonra görünmez iplerle bağlı kalabilmeleri için çıkarılan karışıklıklar, çatışmalar film gibi akıp gidiyor. Göçlerin kuşaktan kuşağa yayılan etkilerini görüyoruz her şeyden önce. Aidiyet, kimlik, kültür, yabancılaşma, ötekileşmeyi ve tüm bunların farklı kuşaklarca nasıl yaşandığını çok güzel anlatmış Oza. Gitmekle kalmak arasında sıkışıp kalmayı; ardında bıraktıklarını, kopmayı ve kopamamayı, kök salmayı ve tam tersine köklerinden kopup başka bir mozaiğin parçası olabilmeyi düşünüyorsunuz okurken. Ben çok seviyorum bu temalarda yazılan kitapları. Yazarın dili sadece ve oldukça akıcı; okurken sizi alıp götürüyor. Kusursuz bir roman mı, değil. Bence ilk iki kuşağın hikayesi daha çok derinleştirilmeyi hak ediyor mesela. Keza yazarın anlatımının da ilerledikçe daha oturduğunu, güzelleştiğini düşünüyorum. Ama bunlara rağmen çok güzel bir roman. Kuşaklara yayılan aile
Bir Yangının TarihçesiJanika Oza · Dedalus Kitap · 202575 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 57. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 11:31
Bir kutu kitap uygulaması ile elime gelen ve okuduğum bir kitaptı. Bazen pek duyulmayan ya da bilinmeyen yazarlara ya da kitaplara öncelik vermek istiyorum ama okurken keyif aldığımı da söyleyemem. Merakımla okudum fakat okumamak da kayıp değil diye düşündüğüm bir kitap. Umarım sizler okurken seversiniz.
Bir Yangının TarihçesiJanika Oza · Dedalus Kitap · 202575 okunma
Oz Büyücüsü’nün farklı bir tarafı
Puan vermedi·560 syf.··
2025 84. kitabı
İncelemeye başlamadan önce söyleyeyim, bu kitap uzun zamandır çok merak ettiğim bir kitap o yüzden biraz uzun bir inceleme olabilir. Lanetli (Wicked) kitabı ile ilgili #281799305 bu iletide bilgi vermiştim zaten isterseniz oradan bakabilirsiniz. Olay örgüsü, çeviri ve yazım dili: Kitap yanlış hatırlamıyorsam 5 bölüme ayrılmıştı, o bölümlerin ilki çok sıkıcıydı. Ben kitabı Elphaba karakterinin hikayesi için aldım. Elbette ebeveynlerinin de kimliği ve Elphaba’nın çocukluğu önemli şeyler ama biraz fazla uzatılmış gibi geldi bana. Ne de olsa bir kitabın başlarının ilgi çekici olması önemli bir faktör, ama ben çok sıkıldım hatta zor dayandım. Bazı şeyleri sadece ileride Elphaba’nın ağzından veya dadısının ağzından öğrenseydik pek de bir fark olmazdı hatta daha iyi bile olurdu bence. Kitabın başlarında ufak bir sıkıntı daha vardı. Bazı kelimeler sanki otomatik düzeltme yüzünden yanlış yazılmış gibiydi. Doğrusunu anlamak için 2 kere okumam gerekti bazen. Tüm kitap boyunca sık sık yaşanacak sanmıştım ama birinci kısımdan sonra olmadı çok şükür. Kitabın yazım dili de başlarda biraz yorucu gelmişti. Belki de alışık olmadığım bir tarz olduğu içindir zaten sonra alıştım ve rahatsız da etmedi. Film mi kitap mı? Kitabı okurken en çok düşündüğüm şey buydu. Kitabın filmden farklı olduğunu biliyordum ama her şey beklediğimden de farklı çıktı. Ve her seferinde bana göre daha iyi mi değil mi diye düşündüm. Ve galiba hayatımda ilk (ve belki de son) defa filmi tercih ediyorum. Filmin müzikal olması ve benim müzikalleri sevmemden mi, karakterlerin film versiyonuna daha çok bağlanmamdan mı yoksa filmi önce izlemiş olmamdan mı bilmiyorum ama film benim daha çok hoşuma gidiyor. Bu kitabı sevmediğim anlamına gelmiyor tabi. Karakterler: Kitaptaki her şey gibi
LanetliGregory Maguire · Alfa Yayınları · 202445 okunma