Bazı insanlar sizi gerçekten sevmez; ama sizi kaybetmek de istemez. Bunu hissettiğinizde, duygularınıza rağmen arkanızı dönüp gitmek çoğu zaman doğru olandır.
Hiç kimseyi sizi sevmeye ikna etmeye çalışmayın. Bu, sizi daha değerli ya da daha sevilebilir yapmaz; aksine sizi kendi gözünüzde küçültür. Oysa dışarıda bir yerde, sizi zorlanmadan ve tereddütsüz sevecek biri vardır.
Eğer karşınızdaki kişi yalnızca sizi kaybetmeye başladığında size yaklaşıyor, siz yakınlaştığınızda ise yeniden güvenli bir mesafeye çekiliyorsa, bilin ki bir döngünün içindesiniz. Mesafeyi sabit tutmaya çalışan biriyle yakınlık kurmaya çalışmak insanı tüketir.
Üstelik bu döngünün sebebi çoğu zaman siz değilsiniz. Sağlıklı ve iyi niyetli biri böyle bir durumda sorunu kendinde aramaya başlar; “Neyi yanlış yaptım?” diye düşünür. Zamanla bu düşünce, insanı analiz felcine sürükler.
Siz uzaklaştıkça karşınızdaki kişi daha yoğun şekilde yaklaşabilir. Ama bu her zaman sevgi anlamına gelmez; bazen sadece kontrolü kaybetme korkusudur. Bu tuzağa düşerseniz aynı döngüde sürünmeye devam edersiniz.
Bazen yapabileceğiniz en doğru şey, zor olsa bile bu döngüyü kendi iradenizle kırmaktır.