Mimarın karısı, kocasının kolunda misafirleri bahçe kapısına kadar geçirir ve arkalarından, karanlığa el sallarken, zaman akıp gider, karı-koca içeri girerlerken, yengeç kabukları dolu kaseleri üst üste koyup mutfağa taşırlarken akıp gitmektedir zaman, kadın erkeğe artık yorulduğunu söylediğinde, erkek kadına, ben dışarıda bir sigara daha içeçeği, derken, kadın merdivenleri çıkarken, odasında soyunup ipek sabahlığı sırtına alırken, yatağa girerken zaman, hep akıp gitmektedir, aynanın sağındaki ve solundaki pencerelerin renkli camları geceleyin başka camlardan çok daha kara görünür, akıp gider kadın bacaklarına kafur yağı sürüp göğsünü naneli melhemle ovmak için yatağın kenarına otururken, akıp gider, aşağıdaki terasta son sigarasını içen kocasına, aralık balkon kapısından, iyi geceler, diye seslenirken, akıp gider ve gider, krem renkli ipek sabahlığı gardırop odasının alçak bölmesindeki yerine asarken, gider ve gider uzanıp yatağında uykuya dalarken. aman akıp gider. Gider…”