Yaşam sürekli bir değişimdir, ona boyun eğeriz. Rastlantının ani darbesinin ne yandan geleceğini asla bilemeyiz. Felaketler ve mutluluklar, davetsiz şahıslar gibi girerler ve çıkarlar. İnsanın dışında yer alan bir yasaları, yörüngeleri, çekim alanları vardır. Erdem illa mutluluk getirmez, suç illa sefalet getirmez; vicdanının bir mantığı, kaderin bir başka mantığı vardır, aralarında hiçbir örtüşme yoktur. Hiçbir şey öngörülmez. Karmakarışık, darbe üstüne darbe alarak yaşarız. Vicdan düz bir hatta ilerler, hayat ise burgaçtır. Bu burgaç insanın başına hiç beklenmedik bir anda simsiyah bir kargaşa veya mavi bir gökyüzü götürebilir. Kaderin geçiş aşamaları yoktur. Bazen çark öyle hızlı döner ki, insan bahtının nereden nereye döndüğünü, dünü ve bugünü arasındaki bağı güçlükle seçer.