Uzun zamandır bu kadar sürükleyici, merak uyandıran ve heyecandan kendi kendime “vay be”, “hadi canım” gibi serzenişlere sebebiyet veren bir kitap okumamıştım. Çok başarılı.
Shakespeare’in okuduğum ilk kitabı olduğu için yazara mı gönül koyayım yoksa çevirmene mi bilemiyorum ama; gerçekten çok zorlayıcı bir kitap. “Sir Toby: Bana asla güvenme; gençlere verdiğim cevaplar üzerinde dururum. Düşünüyorum da öküzler ve onları çeken kağnılarla beraber tutamaz. Andrew için, eğer karaciğerini kanatana kadar bir pire ayak batıra batıra emmeye devam ederse, vücudunun geri kalanını ben yiyeceğim. “ Yani böyle bir cümleden ne anlamam gerekiyor, acaba ben mi yeterince bu kitaba hazır değilim kavrayamadım ama kitabın neredeyse tamamı bu şekilde çevrilmiş. Kısacası zordu, belki benim için doğru zaman değildi ama küçücük bile keyif alamadım.
On İkinci GeceWilliam Shakespeare · Parola Yayınları · 20207,2bin okunma
Tüm bu aptallıklar, hissedilen uçarı hisler, kalbini yerinden çıkaracak güçteki mutsuzluklar, görülen ama görmezden gelinen onca şey, her defasında vazgeçmeye çalışıp, her defasında aynı duyguya yenik düşüş ve daha onlarcası. Vladimir Petroviç’in her düşüncesini ve duygusunu o kadar iyi tanıyorum ki, bir otobiyografi okur gibi okudum tüm kitabı. “ O gece yatağa girmeden önce nedense tek ayağım üzerinde üç-dört defa döndüm.” İşte bu aşk’ın tanımı olsa gerek.
İlk AşkIvan Turgenyev · Kapra Yayıncılık · 20209,5bin okunma
Bazı şeyler için geç kalıyoruz, bazı insanlar, bazı şehirler, bazı filmler ve bazı kitaplar için. Geç kaldığım bir kitapmış ‘Nietzsche Ağladığında’. Her cümlesinin altını çizmek gereken, insanın kendini sorgulamasına müsaade veren harika bir kitap. Bittiğinde, hem mutlu kılan hem de böyle bir kitapla tekrar karşılaşılamayacağı tedirginliğini yaratan bir kitap.
Bazı kitaplar, okuyan kişinin o anki ruh durumuna göre daha az ya da daha çok anlamlı olabiliyor. “Veronika Ölmek İstiyor” her satırını ayrı ayrı çizmek istediğim, bir kitap oldu benim için.