Neşe Emine

Neşe Emine
@ozdoganesee
İngilizce öğretmeni
Ankara
47 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·320 syf.··
2024 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 21:35
‘Kaç ömür gerek, yaşamayı öğrenmek için? ‘ Yüzyıllardır yaşadığınızı, Shakespeare’le aynı sahneyi paylaştığınızı, Captain Cook’la deniz yolculuğu yaptığınızı ve Fitzgerald’la tanışıklığınız olduğunu hayal edin. Kitabımızın ana karakteri Tom, 41 yaşında gösteren ama aslında 439 yaşında olan anergia (yaşlanmama) hastası bir adam ve tüm bunları tecrübe ederken; hem geçmişini hem geleceğini düşünüp kaygılanan ve anı kaçıran bir alba. Gelişimleri ergenlikten sonra yavaşlayan ve 15 yılda 1 yaşlanan albalar 8 yılda bir kimlik değiştirerek farklı hayatlar yaşamaya ve gizli kalmaya çalışıyorlar. Ana karakterimizin bu 8 yıllık hayatı için lisede bir tarih öğretmeni olmayı seçmesi; geçmişe dönük tarihi olay ve olgulardan da haberdar olmamıza, kitabın dönemlere ışık tutmasına sebep oluyor. ‘İlk kural aşık olmayacaksın. Başka kurallar da var ama esas kural bu. Aşık olmak yok. Aşık kalmak yok. Aşk hayalleri kurmak yok. Bu kurala bağlı kalırsan sorun çıkmaz.’ cümlelerine rağmen Rose karşısında çıkar ve artık her şey hükümsüzdür. Yıllar sonra eşinin oğlu gibi görünmek ve çocuğunu da insanların zorbalıklarına maruz bırakmak Tom’u gitmeye zorlar. Eşini kaybettikten sonra kendisi gibi bu nadir rastlanan hastalıktan muzdarip olduğunu öğrendiği kızını arar yıllarca. Kızını bulmak ve aşık olmadan insanların cehaletine ve önyargılarına maruz kalmadan normal bi hayata sahip olmaktır hayali. Peki hayat hayallerine ulaşmasının yolunu açacak mı? Yoksa tarih tekerrürden ibaret olduğunu mu gösterecek bize? Heyecanla ve keyif alarak sayfalarını çevirdiğim, Matt Haig’in okuduğum en güzel romanı olduğunu düşündüğüm bir kitap oldu Zamanı Durdurmanın Yolları. Zamanda yolculuk yaparken, her bir anı yaşadığınızı, sahnenin bir köşesinde ana tanıklık ettiğinizi hissettirebilecek kadar güçlü bir
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·354 syf.··
2024 41. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2024 00:00
‘İnsan zaafının bu en acıklı, en feci yanı, şüphesiz ilerisini görmek yeteneğinden yoksun oluşudur. Allah vergisi bilgi, sanat ve istidatla taban tabana çelişen bir kabiliyetsizlik...’ Sadrazam Sokullu Mehmet Paşanın yaptırdığı Drina Köprüsünün baş karakter olarak işlendiği bu kitap yazara 1961 Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran eseri oldu. Üç yüz elli yıllık bir köprü üzerinden Vişegrad kasabasını, bu coğrafyada yaşayan farklı dil, din ve ırktan insanların kültürler arası etkileşimleri, yaşanan aşklar, salgın hastalıklar, direniş ve savaş gibi pek çok anlarına şahit oluyoruz. Belgesel roman niteliğindeki bu kitap bize dönemin coğrafi tasvirleri, yaşanan sıkıntılar ve savaşın şekillendirdiği toplumu güçlü tasvirleri ile canlandırıyor. ‘Dünyanın bir tarafında bir yerde, bir piyango çekiliyor bir savaş yapılıyor ve hepimizin alınyazısı da böylece uzaklarda belirleniyor.’ kitabın özeti niteliğinde bir cümle. En etkilendiğim kısım, hümanist bilge ve öngörülü Ali Hocanın zorlu geçen hayatı sonrası zorlu bir yokuşu tırmanmaya çalışırken ruhunu teslim ettiği andı. Kana susamış insanların arasında sağduyulu insanlara yer verilmediğinin açık bir temsiliydi karakterin kitaptaki yeri. Tarihi kurgulara olan ilgimin azlığı bana yer yer kitabın durağan ve zor ilerleyen bir eser olduğunu hissettirse de zamanı ruhunda taşıyan ve yaşayan bir köprü aracılığıyla tarihe ışık tutan bu eseri herkesin okumadı gerektiğini düşünüyorum. #drinaköprüsü #ivoandriç #tarihiroman #okumatavsiyesi
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 00:00
‘Dünyayı emek verdiğimiz çocuklar güzelleştirecek.’ Müjdat Ataman’ın yöneticilik ve öğretmenlik yıllarında heybesinde biriktirdiği anekdotlar, doğru bilinen yanlışlar, nasıl daha iyiye ve daha güzele hizmet edilir, ayakların geri geri gittiği eski öğretme metodlarından öğrenci temelli ders işleme modülüne nasıl geçilir gibi pek çok konuda bakış açısı sunan, vizyon katan, mesleki heyecan ve tatmini enjekte eden bir başyapıt! Flipped classroom, jigsaw ve bell work gibi pek çok interaktif ve yenilikçi teknikleri tanıttığı ve/veya hatırlattığı için yeni döneme başlarken bu kitabı okumuş olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum. ‘Yeşili azaltıp griye yatırım yaptıkça çocukluktan çalıyoruz’ cümlesiyle toplumsal bir gerçeğe ayna tutarken; ‘ Helikopter ebeveynler çocukları adına her işi yapmaya hazır, herkes kendi çocuğu terlemesi diye hamama giriyor. Bu yapı ve anlayışın sonucu da öğrencilerin artık sadece dışsal motivasyonla çalışıyor olması. Öğrenme sorumluluğunu öğrencilerden alalı ailelere ve öğretmenlere vereli çok oldu.’ cümleleriyle de ebeveynlik, okul aile öğrenci iş birliği gibi değerli kavramları sorgulatıyor Müjdat Ataman. ‘Ne yazık ki aynayı karşı tarafa tutmak hepimizin içine düştüğü bir yanılgı, oysa aynayı kendimize tuttuğumuzda gelişim için ilk adımı atmış olacağız.’ Gelişim için adım atmaya gönüllü tüm öğretmenlere selam olsun
Açılın Ben ÖğretmenimMüjdat Ataman · Elma Yayınevi · 20191,934 okunma
9/10
·249 syf.··
2024 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2024 00:00
‘Herşey anlatılabilir. Başlamak yeter, sonra çorap söküğü gibi gelir kelimeler.’ Beyaz Kalp Javier Marías’la tanışma kitabım oldu. Yazarın kalemi çok güçlü, okuyucuyu hep kitabın içinde, olaylar adeta gözünün önünde cereyan ediyormuş gibi hissettiriyor. Bir kadının intiharı ile başlıyor kitap. Teresa’nın. Anlatıcımızın teyzesi. Anlatıcı Juan yeni evli bir çevirmen. Babası Ranz geçmişin yükünden kurtulmak isteyen ama bunun kolay olmadığının farkında bir adam. Juan’ın babası ile olan ilişkisi: yakınımızdakileri tanıdığımızı düşünürüz ama zamanla bilmediklerimizin bildiklerimizden daha fazla olduğunu fark ederiz sözünün özeti. Juan’ın iş hayatı, evliliği, ilişkilere dair sorgulamaları ve çıkarımları ile hayatın derinliklerine iniyoruz. Mesleği gereği bize dili sorgulatıyor Juan. Dilin inceliklerini, anlatımın hayatımıza yön veren taraflarını. Susmaların konuşmalardan daha etkili olduğu anları. Kitap boyu ensemizde hissediyoruz Teresa’nın ölümünün soğukluğunu. Kitabın sonunda düğüm çözülüyor. Beni en çok etkileyen bölüm bu itiraf kısmıydı. Dilin gücü, dolaylı yönden söylenen ya da kastedilenin, tam aksi anlaşılan cümlelerin etkisi.. Shakespeare alıntıları, uzun cümleleri ve peşine düşülmesi, düşünülmesi gereken anlamları ile yoran ama tadını damakta bırakan bir anlatımı var kitabın. Marías’lı günlerin beni beklediği şüphesiz. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Zorluğuna rağmen başarabilen ve kalplerini beyaz bırakabilenlere selam olsun.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016968 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2024 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 00:00
•‘Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Ona karşı koyamazsın.’• Karanlıktan Sonra: gece insanlarının romanı. Sokakların karanlık yüzü, kesişen hayatlar, diyalog gibi görünen monologların barındırdığı hayatı anlama çabaları.. Geceyi dışarda geçirmek isteyen 24 saat açık bir restoranda kitap okuyan Mari, iki aydır uyanmak istemeyen kardeşi Eri, küçük yaşta öksüz kalmış trombon çalan bir genç Takahaşi, ‘Alphaville’ adlı bir aşk otelinde yöneticilik yapan Kaoru, ‘sıradan görünen kişiler, en tehlikeli olanlarıdır’ cümlesinin vücut bulmuş hali, idealize beyaz yakalı Şirakava. Gecenin karanlığı karakterlerin karanlık geçmişlerini, sırlarını ve ustaca gizlemeye çalıştıkları taraflarını örtmek için yeterli olacak mı? Müzik grubuyla yaptığı provalarına ara verip Marinin oturduğu restorana gelen Takahaşi’nin teklifsiz sohbeti başlatır olay örgüsünü. Evet bir olay örgüsü oluşu ve karakterlerin derinlemesine işlenmiş oluşu Murakami’nin daha yüzeysel ve havada kalan romanlarına kıyasla daha çok sevdirdi bana bu kitabı. En sevdiğim kısımları varoluşsal sorgulamalar ve iç hesaplaşmaların olduğu, alıntılamaktan kendini alamadığım bölümlerdi. En tanık olmak istediğim kısım adaletin tecelli ettiği, Şirakavanın hak ettiğini yaşadığı kısım olurdu şüphesiz. Ama söz konusu Murakami olduğunda her şeyin netleşmemesi, kitabın sonunda bütün olayların çözüme ya da bir yere bağlanmaması durumu bu kitap için de geçerli. Akıcı, sürükleyici ve bir çırpıda okunabilecek bir Murakami kitabıydı Karanlıktan Sonra.
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma