Ayşe
Urfa'nın bir köyünde genç bir kadın kendini peygamber ilan etseydi ne olurdu? Bu sorunun çerçevesini çizdiği kitap, bir gazetecinin bu olayı haberleştirmek için köyü ziyaret etmesi üzerine. Tarikat ilişkileri, din kavramı ve elbette kadının toplumdaki yeri... Bahsi geçen köy, tarikatların hüküm sürdüğü ve dinin yaşam düzenini şekillendirdiği bir köy. Başkarakterimiz Tusem, olayları incelerken başlarda Ayşe'yi, köydeki tarikat baskısından nasibini almış, sıkışmış bir akıl hastası olarak görüyorken Ayşe'yi tanıdıkça fikirleri çelişmeye başlıyor. Buradaki vurgu ve çıkmaz Ayşe ve oluşturduğu din olan Rafilik'in gerçek mi olup olmadığının bir nevi okuyucunun karar vermesi. Bu nedenle hangi yöne bakılmak istenirse o yönden yorumlanabilir.
Elbette köydeki ve tarikatın benimsediği bahsi konu olan din, İslam. Özel bir vurgu yok ancak okuyucu bunu net bir şekilde biliyor. Din eleştirmesi kesinlikle kitapta mevcut değil, fakat tarikat eleştirmesi mevcut. Kurguda tarikatın içine sızdığı jandarma doğrudan olmasa da dolaylı bir şekilde hikâyeye etki ediyor. Bu neden sistem eleştirisi de mevcut. Ancak bütün olayların sorumlusu tarikatın kendisi olarak görülüyor.
Elbette kitapta hiçbir ögenin gerçeklikle alakası yok. Ne köy, ne Rafilik ne de tarikat gerçek değil. Tamamı kurgu.
Ayşe eleştirilerini alışılmışın dışında kalıplarla veren bir kitap...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖